Yazılar

Uçurumun Kenarındaki Türkiye

Bir çok batılı düşünür hep Türk Milleti’nin çıkmaza sürülüşünün nedenlerini merak ederler:

“Almanya yıkıldı, yerine Almanya kuruldu. Japonya yerle bir edildi, yerine yine Japonya kuruldu. Osmanlı Devleti yıkıldı, güneş batmayan İmparatorluğun yerine Anadolu Yarımadası’nda Türkiye adında bir devlet kuruldu. Neden?...”

Evet neden?

Niye biz de Osmanlı Devleti’ni yeniden kurmadık? Neden Osmanlı’nın mirasına sahip çıkmadık? Neden tarihimize sahip çıkmadık? Neden geçmişimize düşmanlık yaptık?

Neden dinimize düşman bir millet olduk? Neden İslam Dini’nin yerine batıl dinler uydurma sevdasına kapıldık? Neden kardeşlerimize düşman, düşmanlarımıza da kardeş muamelesi yapar olduk?

Osmanlı’nın yeniden kurulmaması planlı bir yıkım mı idi? Değilse, ne idi bütün bunların arkasında yatan?

O değil, bu değil...

Nedir Allah aşkına?..

Seksen yıl önce biz de Osmanlı Devleti’ni yeniden kurmuş olsaydık, bugün yanıbaşımızda asla savaş olmayacaktı. Biz, Almanya ve Japonya gibi eski topraklarımıza yeniden hakim olacaktık.
Irak derdimiz olmayacaktı!..

Filistin Derdimiz olmayacaktı!.. Somali derdimiz olmayacaktı!.. Çeçenistan derdimiz olmayacaktı!.. Karabağ derdimiz olmayacaktı!.. Bosna derdimiz olmayacaktı!.. Kosova derdimiz olmayacaktı!..

Makedonya derdimiz olmayacaktı!.. Batı Trakya derdimiz olmayacaktı!.. Doğu Türkistan derdimiz olmayacaktı!.. Afganistan derdimiz olmayacaktı!.. Türkî Cumhuriyetler derdimiz hiç olmayacaktı bizim...
Kimse kınamasın, ama ne kökümüz belli, ne de geleceğimiz...

Bir ağaç kökü ile topraktan, dal ve yaprakları ile de havadan beslenir. Bir ülke ise, mazisi ile geçmişinden, atisi ile de geleceğinden beslenir. Mazisi olmayanın atisi olur mu?

Ne oldu bize? Nerede hata yaptık? Yaptığımız hataları düşünüp yeni hatalar yapmamak için bir çabamız var mı?

Sıkışmışız bir yarımadaya, sonumuzu bekliyoruz. Birileri başımıza vurup bizi uyandırmasını mı bekliyoruz? İlla birilerinin kıçının dibinde beklemek zorunda mıyız?


Bizde kafa yok mu? Bizde akıl yok mu? Bizde zeka yok mu? Bizde göz yok mu? Bizde kulak yok mu? Bizde ağız yok mu? Bizde el yok mu? Bizde ayak yok mu? Bizde beden yok mu?

Başkaları bizim adımıza karar verecek ve biz de verilen emirleri kuzu kuzu yerine getireceğiz. Irak asker göndermek gibi... Somali’ye asker göndermek gibi... Afganistan’a asker göndermek gibi...


Sahi biz buralarda ne aradık? Kimin adına müslüman kanı döktük. Kimin adına zulmettik? Kimin adına yıkıp yaktık?

Bunları hep ABD ve Yahudiler adına yaptık değil mi? Öyle ise Allah Teâlâ’dan bekleyin, şu adına her türlü pisliği yaptığınız ABD ve Yahudileri başınıza bela edeceği günleri! Bekleyin ve görün Saddam gibi zalimlerin başlarına gelenlerin sizin de başınıza geleceği günleri...

Ben de Irak’a asker gönderme taraftarıyım, ama müslüman katliamı için değil, conileri topraklarımızdan sürmek için tabii.
Osmanlı şu an var olsa idi, bugün Irak’ta ABD koruması olalım mı olmayalım mı diye tartışmayacaktık. Osmanlı adı bile bizim birleşmemiz için yeterli olacaktı.

Irak’ta, diğerleri de bizim yeniden birer eyaletimiz olacaktı.
Şu kurtuluş yalanları da sıkmaya başladı artık. Her yıl gözümüzün içine baka baka kurtuluş yalanları söyleyenlerin yüzleri ne zaman kızaracak dersiniz? Ya da yalanlara bir son verilecek mi?

Adı konulmadık bir koloni devlet olduğumuzu kurtuluş naraları atanlar ne zaman itiraf edecekler acaba? Biz hep bunu bekliyoruz.

Kurtuluşun tek reçetesi geçmişine sahip çıkmaktır. Geçmişe küfrederek gelecek elde edilemez. Bunu kimse beklemesin! Beklerse, boşuna beklemiş olur. Bu da büyük kayıp demektir.

Her an uçurumun kenarında duran bir Türkiye istemiyoruz. Her adımda biraz daha yıkılmaya mecbur olmak bizim hakkımız olmamalı. Uçurumun kenarındaki Türkiye olmamak için geçmişimiz ile barışmak zorundayız. Bazıları için zor da olsa bu bir acı gerçektir.

Selam ve dua ile...