Yazılar

THY’nin İhaneti Ve İntiharı

Beklenen oldu ve bir yığın havayolu şirketi iflas bayrağını çekti. Holiday Hava Yolları, İstanbul Hava Yolları... Tabii beceriksiz ve yamuk idarecilerinin yüzünden de Air Alfa.
Alınması gereken ders var. Bu dersin iyi ezberlenip ezberlenmediğini bilmiyorum. Fakat Türk Hava Şirketlerinin tamamının kendilerini düzeltmezlerse, kısa sürede sırasıyle batacaklarını çok iyi biliyorum.
Hava yolu şirketleri müşteriyi elde tutmasını bilmiyorlar. Müşteri ile aralarına adeta duvarlar inşa ediyor, gelecekeri yollara dikenler ekiyorlar. Müşterileri kaçırmak için cadı rollerine giriyorlar desem yanlış olur mu acaba? Bunu kendileri de biliyor, ama açıklamaktan kaçıyorlar.
Size, bana ulaşan yazılı bilgiler ışığında Almanya’dan bir misal vereceğim.
2002 yılı yaz sezonunda THY`nin Düsseldorf - Ankara gidiş-dönüş bilet ücreti 1027,- Mark idi. Dört kişilik bir ailenin bilet masrafı 4108,- Mark. Altı kişilik bir ailenin bilet masrafı ise 6162,- Mark. Bütün şirketlerde İstanbul uçuşları da 850,- Marktan aşağı değildi. Çocukların biletleri enaz 600-650 Mark.
Bir de yabancı şirketlere bakalım:
Belçika Hava Yolları Sabena, Alman Hava Yolları Lufthansa, İtalya Hava Yolları Alitalia, Hollanda Kraliyet Hava Yolları KLM, Avusturya Hava Yolları yıllardan beri Türk yolcusu taşımaktadırlar.
Ücret mi? Çok ucuz. Bilet ücretleri 535 ile 650 Mark arasında idi. Aradaki farki görüyorsunuz işte.
Uçuşlar direk bile değil. Yani aktarmalı ve masrafı yükselten durum var ortada. Düsseldorf-Amsterdam-İstanbul, Düsseldorf-Brüksel-İstanbul, Düsseldorf-Milano-İstanbul, Düsseldorf-Viyana-İstanbul, ya da Düsseldorf-Münih-İstanbul. Daha fazla kilometre... Daha az ücret...
Son yıllarda birçok gurbetçimiz yabancı şirketlerle yolculuk yapmaktadırlar. Ücret farkının yanında uçakların kalkıp kalkmama riskini de taşımıyorlar.
Bir defasında Lufthansa aldığı ücretin bir kısmını “sizden fazla para almışız“ diyerek yolcularına geri ödedi.
Sabena ile önce Brüksel`e ve oradan da İstanbul`a uçan yolcuların ödediği bilet ücretlerini size aktarayım. Büyükler 535 Mark, 12 yaşından küçükler 390 Mark ödediler.
Bizim Türk Şirketleri ile yabancı havayolu şirketleri arasındaki uçurum.
Diz Boyu Risk
Uçakların kalkmaması. Geç kalkması… Havayolu Şirketinin iflas ettim diyerek yolcuları yolda bırakması... Taahhüt edilen şehirden kalkmayıp, bir başka şehire yolcuların son anda otobüslerle taşınmaları... Düsseldorf`dan kalkması gereken uçağın Köln`den çok geç kalkması. İstanbul’dan Frankfurt`a gitmesi gereken yolcuların Düsseldorf´a götürülmesi. Ve orada hiçbir ödeme yapılmadan bırakılmaları...
Böyle bir durum Avrupa`da meydana gelmiş olsa, bambaşka bir uygulama yapılırdı. Lufthansa Düsseldorf`dan Frankfurt`a gitmesi gereken yolcuları uçak kalkmayınca taksi ile taşıtıyor. Bir defasında 40 tane Taksi kiralamıştır. 40 x 600 = 24 000 (yirmi dört bin Alman Markı). Bir başka zaman bütün yolcularını otellerde ağırlamıştır. Diğer bütün şirketler bu şekilde davranıyorlar. Türk şirketleri asla böyle değil. Onlar hem verdikleri sözü yerine getirmiyorlar, hem de geleceklerini ateşe atıyorlar.
THY’nin Şimdiye Kadar Batması Gerekirdi.
Türk şirketleri büyük bir handikapın içindedirler. Fırsatları daima kendi lehlerine kullandıklarını zannediyorlar. Fakat yaz sezonu ve hac mevsimi için en pahalı tarif yaparken, ta Kanarya Adaları’na bilmem ne halt işleme turizmi için yarı, hatta üçte birine yakın fıyatlarla uçuyorlar. Bu bir ihanettir. Bu bir soygundur. Gurbetçileri ve hacıları soymaktır. Bir yandan soyarken, diğer yandan iflasa doğru koşmaktır.
Fırsat düşkünlüklerinin ve kötü yönetümlerinin hesabı yine bu milletin cebinden çıkıyor. Yolcu kaybetmelerine sebep oluyorlar. Devamlı zararda olmaları tehlikenin büyüklüğünü göstermekte.
Türk Hava Yolları bir yılda (sanırım 2002 yılında) 250 Milyon Dolar kullandı hazieden. Özel Hava Yollarının zararı ise, 105 Milyon Doları geçiyor. Yani Türk Şirketlerinin zararı çok büyük.
THY’nin Ambargoları
Bizde bir söz vardır. “Hem kel, hem fodul” derler atalarımız. THY için de bunu söyleyebiliriz. Hem bu milletin parası ile ayakta duruyor, hem de millete ambargo koyuyor ve ayrımcılık yapıyor. Yani hem kel, hem fodul.
Türk Hava Yolları, Vakit, Yeni Şafak, Milli Gazete, Selam gibi gazetelere ambargo koymakla zehirli bir bıçağı kendi kalbine sapladığının farkında değil. Eşantiyon olarak adı geçen gazeteleri uçaklara sokmak istememesi, yolcuların haber alma hürriyetini engelleme anlamına gelir. Bu utanç verici bir olay... Çirkin ve saçma...
Yolcular Kaçıyor.
Evet doğru. Yolcular kaçıyor. Birer birer, onar onar, yüzer yüzer...
Gurbetçilerimizin ilk tercihi Türk Şirketleri. Fakat bu tercihlere cevap veremiyorlar Daha doğrusu cevap vermek istemiyorlar. Yabancı şirketlerin gösterdiği ilgiyi göstermekten acizler. Bunu biraz kaba bulacaklar, ama gerçek böyledir.
Açıkçası gurbetçi THY başta olmak üzere Türk firmalarla uçmak istemiyor. Bunun iki sebebi var.
1. Fiyat konusu. Yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi yabancı şirketler çok ucuza ve emniyetli olarak uçuyorlar. Türk şirketlerinin fiyatları ise el yakıyor. Ve büyük kaçış var. Ulaştırma Bakanlığı ve THY başta olmak üzere tüm havayolları yöneticileri artık bunu görmeliler artık. Kimse başını kuma gömmekle asla sorumluluktan kurtulamaz.
Ayrıca THY, birilerinin arpalığı olmaktan kurtarılmalı. THY asalaklara ve tembellere teslim edilmemeli.
Gurbetçileri enayi yerine koymak, hacıların boğazlarını sıkmak, kar getirmez, zarar getirir. Bu da yetkili kimselere anlatılmalı.
2. Ambargolar.
Vakit, Yeni Şafak, Milli Gazete, Selam gibi gazetelere ambargo konulması, THY’nin kuyusunu kazmaktan başka bir şey değildir. Yolcuların kaçmasına sebep olmaktır.
THY herkesin malıdır. Birinin çıkardığı gazeteleri uçağa alıp, bir diğerinin gazetesine ambargo koymaya kimin hakkı var? Yasak koyanlar kadar, yasak konulanların da bu kurumda söz hakkı vardır. Bu hakkı kimse gaspedemez. Yasak koyanlar atanmış, yani milletin parası ile hovardalık yapanlardır.
Hakkını kullanamayanlar, başka bir şekilde hırsını bu kurumdan çıkarıyorlar. Ambargoya karşılık ambargo... Ben, yıllardır THY uçakları ile seyehat etmeyen binlerce insan tanıyorum. Ambargoya karşılık ambargo konulmuş bir kere. THY`nin dikta zihniyetinden kaynaklanan bir olay. Onlar kendilerini değiştirmezlerse, bu ambargo devam edecektir. Ayrımcılık neler getiriyor bakın!..
Zarar eden de THY oluyor. Aslında THY yöneticileri 146’lık, ama kim onların kolunu bükecek. Adamlar, despotlukları ile bu kurumu yıllardan beri zarara sokuyorlar.
Bu iki sebep başta olmak üzere birçok sebepten dolayı THY yolcu kaybediyor. İlgilileri göreve çağırıyoruz. Yani pasta bitiyor, söylemesi benden.
Muhammed Mücahid Okcu
mokcu@msn.com