Yazılar

Olmadı Sayın Bakan Yakış!

Umutlarımı bir mendile koyup, dört ucundan sıkıca bağlayarak toprağa gömüyorum. Anadolu toprağına. Bir zamanlar dedelerimin at koşturduğu Osmanlı topraklarına. Çünkü umutlarım filizlenip, yemyeşil bir ağac olmaya başladığı bir anda solmaya başladılar. İki günde dünyanın neresinde yaşamak istese hayır denilemeyecek bir insan olan banim bile umutlarımı yıkmayı başardınızsa, Anadolu’da zulmün perişan ettiği insanlarla, Irak’ta yaşayan mazlumları yüreklerinden vurdunuz demektir. Bütün umutları boşa çıkarmada ANASOL-M’den farkınız olmayacak mı? MHP gibi verdiğiniz sözleri unutacak mısınız?

Yoook!.. Yok Sayın bakan yok!

Anlaşılan siz yakın tarihten bile ibret almamışa benziyorsunuz. Yani bu milletin sandığa gömdüğü Parti mezarlığında bir yer almak sıraya girmiş gibisiniz.

Bu milletin ördüğü iktidar duvarından dün bir taş kopardınız. Ve duvar sallanmaya başladı. Sizler de ötekiler gibi oymaya başladığınız duvarın altında kalacaksınız.

Korkularınızı söyleyin, onlara ortak olalım.

Canlarınız tehlikede ise, etrafınıza etten duvarlar örelim.

Koltuk hastalığınız varsa, inanın onun için bir ilaç veremeyiz. Onun ilacını ancak Allah Teâlâ bilir ve verir. Hal ve tavırlarınıza göre sizi vezir de yapar, rezilde yapar.

Giden iktidar bu vatanı paçavraya çevirdi ve sonunda da boylarının ölçüsünü alıp gittiler. Siz de ateş gölüne mi çevirmek istiyorsunuz?

Sahi ne demek bu: "Eğer gereklilik doğarsa ABD ile işbirliği içine gireriz, çünkü ABD bizim müttefikimiz ve ABD ile mükemmel ilişkilerimiz var, gerekli olduğunda işbirliğimizin boyutunu genişletebiliriz"

"İşbirliği şu anlama geliyor: ilk olarak hava sahasının açılması ve Türkiye'deki tesislerin kullandırılması" sözleri?

Ne anlama geliyor bütün bunlar?

Bu millet size ABD’ye köle olasınız diye mi oy verdi?

Bu millet size müslümanların katilleri olan ABD ve yahudilere bu toprakları peşkeş çekesiniz diye mi oy verdi?

Bu millet size Irak’ta erkek, kadın, çocuk milyonlarca mazlumun katline ortak olasınız diye mi oy verdi?

Bu millet size tüm müslümanların toprakları olan Irak bölgesini ABD’ye satasınız diye mi oy verdi?

Bu millet size müslümanları kafirlere satasınız diye mi oy verdi?

Evet! Bu millet size ABD’ye köle olasınız diye mi oy verdi?

Tekrar tekrar soruyorum:

ABD Irak’a girip, müslümanları katlettiği zaman sizlere madalya mı takacaklar? Anadolu’yu bölmekten vaz mı geçecekler? Dünyanın gözde devleti mi olacaksınız? Bu millet fakirlikten mi kurtulacak?

Yoksa iktidar koltuğunu mu sağlamlaştıracaksınız?

Bu milet savaş istemiyor. Conilerin de bu topraklara ayak basmasını asla istemiyoruz.

Irak’ta kafirleri ilgilendiren (sizin deyiminizle) hiçbir sorun yok. Kusura bakmayın ben hâlâ mesele kelimesini unutup da ısmarlama “sorun” kelimesine alışamadım da, onun için sizin deyiminizle diye başladım.

Müslümanlara saldırma hususunda: "Eğer gereklilik doğarsa ABD ile işbirliği içine gireriz, çünkü ABD bizim müttefikimiz ve ABD ile mükemmel ilişkilerimiz var, gerekli olduğunda işbirliğimizin boyutunu genişletebiliriz" demek bile size yakışmıyor.

Ümid ederim ki, bu sözler sizden çıkmamış olsun. Gazete ve televizyonlar haberi çarpıtarak vermiş olsunlar. Hayatımda ilk defa medyanın yalan haber vermiş olmasını temenni ediyorum. Çünkü bu sözler, bu memleketin ve bu iktidarın kaderini değiştirecek adımların başlangıcıdır.

Saddam iktidardan indirmesi gereken devlet veya insanlar müslümanlardır. ABD’nin orada işi yok. İşgüzarlığa gerek yok! Saddam gibi zalim ve tağutların işini bitirmek ve müslümanlara hürriyetlerini iade etmek müslümanların boyunlarının borcudur.

“Ey Saddam! ABD’nin emirlerine uy ve müslümanları onlara kul, köle yap” demek çok çok abes kaçıyor. Kafirlerin emellerine alet olmak çok çok abes kaçıyor. Kafirlerle bir olup, müslüman avına çıkmanın da tarifini yapmak asla kolay değil... Kimseye de sebeplerinizi anlatamazsınız.

Bu savaşa “evet” dememizin getirisini ve götürüsünü henüz yazmaya başlamadım. Bunları anlatabilmek için ciltler dolusu kitap yazmam gerekir. Ben sadece bir giriş yaptım bu yazı ile. Diğer bölümleri de önümüzdeki günlerde siz yazacaksınız. Unutmayınız ki, bu yazdıklarınız sizi baştacı da yapabilir, ayak papucu da!

ANASOL-M gibi olmak istemiyor, Allah Teâlâ’nın şamarını yemek istemiyorsanız, ABD’ye asker olmaktan ve bu vatanı da conilere karargah yapmaktan vazgeçiniz.

Almanya’nın Düsseldorf kentinde bir papaz, Körfez savaşından sonra “Biz Saddam’a karşı değil, müslümanlara karşı savaştık” demiştir. Siz ABD ile beraber olup da kime karşı savaştığınızı söyleyeceksiniz. Hangi gerekçe ile bu müslüman katliamına girişeceksiniz.

ABD’nin dostluğunun gayrimüslim devletlere bile fayda sağlamadığını biliyorsunuz. Bunlar bize ne fayda sağlayabilir ki?

Size bu konuda Allah Teâlâ’nın emir ve yasaklarını anlatmama gerek var mı? Gerekirse onu da yaparız.

Eğer bu ekonomik darboğazı savaşa evet demekle aşacağınızı düşünüyürsanız büyük bir hatanın eşiğindesiniz demektir. Özal’ın “bir koyup, üç alma” rüyasının başımıza neler açtığını da unutmayınız. Halbuki, bu savaş bizi dünyanın süper devleti yapacak olsa dahi, buna “hayır” diyoruz. Bırakın!.. Bizler aç kalalım, açıkta kalalım; ama, kardeş katili damgasını alnımızda taşımayalım.

Müslümanların kan ve gözyaşları üzerine saadet sarayınızı kuramazsınız. Sarayınız daha kurulamadan yıkılır ve siz de altında kalırsınız.

Kafirlerin müslümanlara karşı en küçük hareketlerine bile destek olamazsınız. Sakın iktidar sarhoşluğuna kapılıp da ihanetin içine girmeyin. Makamlar gelip geçicidir.

Şunu da unutmayınız ki, o makama sizleri Allah Teâlâ getirdi. İhanet ederseniz, şerfinizle çıktığınız o makamlardan zelil bir şekilde geri indirilirsiniz.

Ve şunu da unutmayınız ki, hak yolda yürüdüğünüz müddetce bu millet arkanızda olacaktır. Verilen yetkileri kötüye kullandığınız zamanda tam karşınızda olacaktır.

En azından ben, size gelen bütün kötülük ve musibetlere göğüs germeye hazırım. Sonunda ölüm dahi olsa!.. Size müslüman sözü!..

Selam ve dua ile

Muhammed Mücahid Okcu