Yazılar

Müslümanlara Savaş Karşıtı Çağrı

 

 

Ben iki milyarlık bir güce sahip İslam Alemi’nin bir ferdi olarak herkese sesleniyorum... Bedeninde azıcık insanî vasfı olan herkese sesleniyorum... Yüreği olanlara sesleniyorum... Damarlarında insan kanı taşıdıklarına inanan herkese sesleniyorum... İnsan olduklarını iddia eden herkese sesleniyorum... Akıl mirasından pay almış olan herkese sesleniyorum... Müslümanları yönetenlere ve yönetilenlere sesleniyorum... Ve bütün dünyaya sesleniyorum...

Kollarımı makas gibi açarak olanca gücümle haykırıyorum:

Bu savaşı durdurun! Bu katliamı durdurun!

Bugün, ABD’nin Irak’ta yapacağı katliama sessiz kalırsanız, yarında birileri sizin katledilmenize sessiz kalır. Çünkü dünyayı kana bulayan ABD ve İsrail adı ile Filistin’de kurulmuş gayrimeşru Yahudi İşgal Devleti bütün insanları yok etmek için çalışıyorlar. Size de bunların taşaronluğu kalmasın.

Biliyorum!.. Saddam dünyanın en zalimlerindendir. Saddam dünyanın en alçaklarındandır. Saddam eşittir, Bush ve Şaron’dur. ABD’nin en büyük itlerinden biridir Saddam. Saddam müslümanlara karşı savaştığı zaman, ABD Saddam’ın bir numaralı dostu olur. Fakat ABD, kölelerini de yeri gelince harcamasını bilir. ABD sadece müslümanları katletmek için Irak’a girecek. Saddam’a da ABD’de saraylar vermeye hazırdır.

ABD, “Ko Adı: Kılıç Balığı” Hollywood’a yaptırdığı filmdeki senaryoya uygun olarak, kendi kendisini vurdu. Dünya Ticaret Merkezi yerle bir olurken, Pentagon da içeriden parlatıldı. Pentagona asla uçak çarpmadı. Kaçırılan uçakların firmaları terörist ilan edilen kişilerin uçuş listelerinde olmadığını ilan etti.

Terörist denilen müslümanlardan on iki tanesinin halen ayakta olduklarını ve yerlerini ben dahil herkes biliyor. Muhammed Atta’yı olaydan 48 saat sonra kaybettiler.

İşte size terörist ilan edilen müslümanlar:

Adnan Burkari: FBI`da ajan. Yaşıyor. Klanlama yolu ile meydana getirilmiş ikizini Dünya Ticaret Merkezi`nin enkazında arıyor. FBI`da kendi ajanını arıyor.

Amir Abbas Burkari: Adnan Burkari`nin kardeşi. ABD`de pilot eğitimi alırken, bir yıl önce uçak kazasında öldü.

Abdülaziz el-Ömer: Dünya Ticaret Merkezi`ne çarpan ikinci uçaktaki korsan olarak ilan edilmişti. Ortaya çıktı ve haykırdı: “Hoop ben buradayım!.. Suudi Arabistan`dayım!.. Ölmedim, yaşıyorum!” dedi.

Said el-Gamdi: Pennsylvania`da düşen uçakta olduğu ilan edilmişti. O da yaşıyor. Ortaya çıktı ve dedi ki: “Düşürülen Pennsylvania uçağında değil, 8 Suud`lu pilotla birlikte 9 aydır Tunus`dayız!.. Burada uçuş eğitimi veriyoruz!”

Velid eş-Şehri: Dünya ticaret merkezi`ne çarpan ikinci uçakta olduğu ilan edilmişti. Velid`in babasi Abdullah el-Şehri konuştu:

“Oğlum, kaçırılan uçaklarda değil, burada.. Ölmedi, yaşıyor!.. Halen Suudi Arabistan Havayolları`nda pilot olarak çalışıyor!”

Muhammed Atta: Dünya ticaret Merkezi`ne çarpan ilk uçakta olduğu söyleniyordu. Babası “olaydan 24 ve 48 saat sonra oğlumla telefonda konuştum. Fakat bir daha ondan haber alamadım. Oğlumun hayatından endişeliyim.” diyor.

Fayez Ahmed, Mohald el-Şehri, Ahmed el-Gamdi, Navaf el-Hazmi, Salim el-Hazmi, Hani Hancur yaşayanlar kervanına kartılanlardan.

Şimdiye kadar “hey, biz ölmedik” diyenlerin sayısı 11 oldu. Buna göre 19 kişilik listeden 8 kişi kaldı. Gazetelerde yayınlanan son isim ve resimler bu sayıyı gösteriyor.

ABD yalanı ve ABD her yönden sapır sapır dökülüyor artık.

Buna rağmen ABD Afganistan’a girdi. Şimdi sıra Irak’ta. Yarın sırada, Irak, Sudan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan var. Dahası da...

Onların niyeti müslümanları toptan yok etmektir.

Müslüman olduklarını söyleyenler, açın Kur’an-ı Kerimi ve Hadis kitaplarını okuyun. ABD ve diğer kafirler bize asla dost olmazlar. Kafirler ancak kafirlerin dostudurlar. Kafirler her zaman müslümanların düşmanı olmuştur ve olacaktırlar.

Saddam müslümanlara zulmettiği müddetçe ABD ve diğer kafirler ona dosttular. Dünyanın silahını ona verdiler. Önce Irak müslümanlarını, sonra İran müslümanlarını ve sonunda da Kuveyt müslümanlarını katlettirdiler. Şimdi ise dostlukları bitti.

AK Parti Hükümeti’ne de sesleniyorum. Sakın Özal’ın yaptığını yapmayın. O, “Bir koyup, üç alacak”tı. Milyar koydu; ama bir bile alamadı. Kardeş katili olmak da yanına kâr kaldı. Şimdi ödesin hesabını... Tabii ödemeye gücü yeterse... Allah Teâla’ya rüşvet vererek de kurtuluş yolu yok. Sakın ABD oyununa gelerek müslümanları boğazlatmayın. Sakın saadetinizi ve saltanatınızı müslümanların kanları ve gözyaşları üzerine kurmayı düşünmeyin. Irak’tan toprak alırız düşüncesine kapılmayın. ABD’nin dolarları da ağzınızı sulandırmasın!

Ben açlıktan ölmeye razıyım; ama, bir müslüman kardeşimin burnunun dahi kanamasına razı değilim. Anlıyor musunuz?.. Asla razı değilim.

Müslümanın malı ganimet olarak müslümana helal değildir. Canı da haramdır. Sakın ha!.. Bu milletin evlatlarını kardeş katili yapmayın. ABD’de sizi korkutmasın.

ABD’nin suyunca gider ve müslüman katili olmaya kalkarsanız, hem kendinize yazık edersiniz, hem de kafirlere bayram hediye etmiş olursunuz. Müslümanlara saldırıp da, kafirleri sevindirmeyin.

Yok eğer “biz saltanatımız uğruna ve ABD korkusuna kardeş kanı dökeriz” derseniz, bilin ki, kendinize en büyük düşman olarak ben varım Allah Teâlâ’dan sonra. Untmayın!.. Zalimlerin en büyük düşmanı Allah Teâlâ’dır. ABD, sizden diyet istiyorsa, benim kanımı onlara verebilirsiniz. Fakat bir müslümanı dahi kendi rahatınız için bu kafirlere feda edemezsiniz. Sizinle her zulme ve zorluğa katlanmaya razıyım. Fakat müslüman kanının ve gözyaşlarının akıtılmasına razı değilim.

Aklınızı başınıza toplayın!.. Yol yakınken geri dönün ve Hakk’ın ve halkın sesine kulak verin.

Kim, müslümanları ABD ve yahudilere satma girişiminde bulunursa ve bu zulme maşa olursa, kıyamete kadar elim onların yakalarında olacaktır.

Ben bir insanı bir an bile boynu bükük görsem içim parçalanıyor. Katliamlara nasıl dayanırım. Bir müslüman olarak, bir insan olarak, katliamlara nasıl izin veririm. Kendi kendimi inkar edemem ben.

Evet, çağrımı tekrarlıyorum:

Bu savaşı durdurun!.. Bu katliamı durdurun!.. Allah’ın verdiği canı almaya kalkmayın!..

Zaman geç olmadan ve sıra size gelmeden harekete geçin!.. Tabii, zulmün bir gün sizin kapınızı da çalmasını istemiyorsanız...

Bilirsiniz!.. Nedense tarih, hep tekerrür eder.

Zalimden yana değil, mazlumdan yana olanlara selam olsun!..