Yazılar

Milletvekillerine Mektup

 

Sayın Milletvekilleri

 

     TBMM’deki siz milletvekillerine sesleniyorum. ABD’nin Ortadoğu’ya yerleşmesine “hayır” oyu verecek olanlarınızın biraz daha gayret sarfetmeleri, “evet” oyu verecek olanlarınızın da bu çirkin oyuna alet olmamaları gerektiğini anlatmak için bu satırları kaleme alıyorum.

     Sonu Türkiye’nin de işgaline zemin hazırlayaacak olan Irak işgaline lütfen evet demeyiniz. Bunun vebalinden ve sorumluluğundan asla kurtulamazsınız. Vicdanlarınızı ABD’ye kiraya vermek sorunda değilsiniz.

     Zalimlere yardım ve yataklık edemezsiniz. Bugün sizler, Iraklı müslümanların katillerine yardım ederseniz, Allah aynı zalimleri bir gün sizin başınıza da bela eder. Bugün Iraklı insanlar katillerine yapacağınız yardım, yarın zulüm olarak sizi bulacaktır. Bu bir kanundur.

     Bu millet size zulme alet olasınız, zalimlere yardım ve yataklık edesiniz diye oy vermedi. Size emanet edilen oylar, milletin namusu, şerefi ve haysiyetidir. Bu oyların hakkını korumak ve sorumluluğunuzu yerine getirmek zorundasınız.

     Seçmenlerinizin önüne çıkınız ve; “Ey vatandaşlarım!.. Ben, ABD’nin Irak’ı işgal etmesi için önüme konan tezkereye evet diyeceğim. Siz ne diyorsunuz?” diye sorunuz.

     Bundan önce, Allah’ın kitabında ve Rasulullah’ın Sünneti’nde yaptıklarınızın doğruluğunu ispat etebileceğiniz bir ışık bulabilecek misiniz onu araştırın.

     Saltanat ve makam sizi kurtarabilir mi? Dünyanın en büyük hükümdarlığı size ait olsa neye yarar? Yaptıklarınızdan ve yapmanız gerekirken yapmadıklarınızdan hesaba çekileceksiniz. Bunu asla unuymayınız!

     Hemen hemen hepiniz çocuk sahibisiniz. Kendi çocuğunuza bir tokat atılmasına razı olmayacağınızı biliyorum. Fakat Iraklı çocukların başlarına bomba yağmasına nasıl razı olacaksınız? Elleriniz “evet” demek için kalkarken titremeyecek mi? İçiniz sızlamayacak mı?

     Irak’ta taş taş üstünde kalmayacak. Milyonlarca müslüman ölecek. Tarih yok olacak. Vicdanınız sizi  rahat bırakacak mı? Aynı zulüm bir gün sizi de vurmayacak mı?

     Lütfen gözleriniz kör, kulaklarınız sağır, kalbiniz katı, vicdanınız satılık ve bedeniniz kiralık olmasın.

     Şunu da asla unutmayınız!

     Şerefsiz makam sahibi olmaktansa, şerefli bir vatandaş olmayı tercih edeceğinizi biliyorum. Ben yine de ne olur olmaz diye erken davranıp, zulme ortak olmamanız için son çağrımı yapıyorum. Unutmayınız!.. İşgale, “hayır” derseniz, kahraman olacaksınız, “evet” derseniz, savaş suçlusu ilan edileceksiniz. Savaş suçlusu olarak bir gün mutlaka  yargılanacaksınız.

     Bir gün, “Keşke elim kırılsaydı da “evet” demeseydim” demek zorunda kalacağınız bir hatayı yapmaktan vazgeçiniz. Son pişmanlık kendisini ilah ilan eden güçlü ve kudretli(!) Firavun’u kurtaramadı. Sizi kardeş katili olmaktan ve azabı tatmaktan asla kurtaramaz.

     Yol yakında iken geri dönünüz ve yulmü ve azabı davet etmekten vazgeçiniz.

Yine de Üçüncü Dünya Savaşı’nın fitilini ateşleyecek olan bu tezkereye “evet” diyecek olan milletvekilleri, en azından bir daha düşünsünler. Bundan sonra ömür boyu ızdırap çekeceklerini, aynı zulmü mutlaka tadacaklarını bilerek “evet” desinler.

     Zulme rızanın zulüm olduğunu bilen sizler, zalime yardım ve yataklık etmenin de zalim olmaktan öteye gitmeyeceğini de bilmeniz gerek.

     Sayın Milletvekilleri!

     Düşünün... Düşünün... Düşünün... Kendi kendinizin katili olmayın.

     Size emanet edlen oyların hakkını zalimden yana kullanarak zayi etmeyin.

     Selam ve dua ile.