Yazılar

Müslümanların İdarecilerine Çağrı

ABD, Yahudi Dünya Hakimiyeti Devleti için taşeronluğa devam ediyor. Yeni işgal planlarına son rütuşlar yapılmakta. Yeni üstler, yeni dostlar aranıyor. Eski dostlara katliamlara evet demeleri için baskı ve şantajlar yapılıyor. Türkiye’de yaptıkları gibi bir çok devlette terör olayları tırmandırılıyor. Yumuşak karınlar kaşınıyor... Hükümetler kıskaca alınıyor... Gitmek ve kalmak arasında tercihe zorlanıyor bazı hükümetler.
Benim verdiğim vergilerle yarım asır saltanat süren ve buna emekli olarak devam eden Yekta Güngör Özden bile ABD’nin lehine çalışıyor. Yani ihtilal şakşakçılığı yapıyor. 146’lık olan bu adamın idam ile yargılanması gerekir.
Neyse konumuz bu değil!.. Aslında her konuyu bir kenara bırakıp ne idüğü belirsiz o mahluku sudan çıkmış sıpaya çevirmem gerekir. Dedik ya!.. Onunla oynamaya şimdilik zamanım yok.
Evet ABD ve onun yerli işbirlikçileri askerin ihtilal yapması için ellerinden ne gelirse, arkalarına koymuyorlar. ABD’nin kuyruk acısı var. Yerli conilerin de istedikleri gibi artık bu vatanı soyamayacakları bir döneme girmiş olmalarının getirdiği hırçınlık.
Hani “alışmış kudurmuştan beterdir” derler. Seksen yıldan beri soyarak geçinen asalakların tekerlerinin önüne taş koymak kimin haddine?
ABD, Türkiye’yi İran ve Suriye’ye karşı yanında görmek istiyor. İslam Dünyası bütünü ile işgal edilinceye kadar Türkiye ABD’nin yanında Yahudi Hakimiyeti Devleti için çalışmalı. Zamanı gelince de onun icabına bakılmalı. Aksi takdirde, hükümet yıkılmalı ve devletin başına yerli conilerden bir grup getirilmeli. Aslında “derin devlet” bir asır boyu bu ülkeyi yönetiyor olmasına rağmen, halkın uyutulması için kamuflaj elbisesi olarak kullanılan hükümetler, bugün olduğu gibi bazen oyunu ya iyi oynayamadıkları, ya da dublör olmayı içlerine sindiremedikleri de olmaktadır. O zaman da alaşağı edilmeleri gündeme gelmektedir. Bu milletin ordusu da ABD ve Yahudilerin taşeronu durumuna düşürülmektedir. Kızan bana yine kızsın, ama gerçek bu.
Şimdi ABD ve Yahudiler yol ayrımındalar. Ya Türk Hükümeti’ni yanlarına çekip müslüman katili yapmaya devam edecekler, ya da bizi askerin bot sesleri ile uyandırmak için ellerinden geleni yapacaklar. Ben şahsen ikincisini tercih ederim. Bu şekilde belki de şereflice ölme yolu açılır. Ya da bir daha bu topraklarda ihtilale fırsat vermeyecek bir şekilde kıyama kalkarız.
ABD, “siz içeriden, ben dışarıdan” taktiği ile içimizdeki sülükleri harekete geçirdi bile. Daha şimdiden çeşitli kişi ve çevrelerden askerlere “ihtilal yap” emirleri yapılmaya başlandı. Neden? Niçin? Niye? Hangi amaçla?
Onların iki amaçları var. .birincisi, dışarıdaki efendilerinin emirlerini yerine getirmek. İkincisi de kendi saltanatlarının devamını sağlamak. Hırsızlığa, soyguna, hortumculuğa devam etmek ve bu milleti dinsizleştirmek. Başka sebepleri varsa, onu da onlar söylesinler...
Irak’ta savaş olanca hızı ile devam ediyor. Her gün yüzlerce müslüman katledilmekte. İhtilal çığırkanlarının kılı bile kıpırdamıyor. Bütün insanlık seyrediyor. Müslümanlar ise seve seve seyrediyorlar.
Yahudi İşgal Devleti İsrail ve ABD, İran’da suları ısıtmaya çalışıyorlar. Haberler doğru ise, ABD tarafından İranlı işbirlikçilere 500 milyon dolar verilmiş. Ve öğrenci olayları da birden bire doruk noktasına ulaştı. Bizdeki satılık medya da efendileri için gerekeni yapmak üzere düğmeye bu kez daha bir hızla bastı. ABD’nin İran’a saldırmasına zemin hazırlayacak deliller oluşturma yarışındalar.
Bütün müslümanlara bizim acizane bir çağrımız olacak.
Yeryüzünde 56 tane İslam Devleti var. Bunların bütün idarecilerine birleşmeye, küfre karşı tek yumruk olmaya davet ediyorum. Ben bunu yaparken, birçokları kıs kıs gülüyorlar.
Birçok idarecinin müslümanlara düşman olması, birçoklarının da o makama ABD ve diğerleri tarafından getirilmesi hasebiyle havanda su döğmeye çalıştığım için bana gülüyorlar. Ben sadece tebliğ vazifemi yerine getirmeye çalışıyorum. Evet!.. Saddam da gülüyordu bir zamanlar. Efendisi Sam Amca’sına güvenerek müslüman kanı emmeye devam ediyordu. Ne oldu şimdi? Nerede bu adam?
Allah Teâlâ, adına müslümanlara zulmettiği ABD’yi Saddam’ın başına bela etti. Nam-ı diger Babil Kralı Saddam Hüseyin’in tahtının yerinde yerler esiyor şimdi. Bu diğerlerine ders olur sanırım.
Şimdi ben bütün İslam Devletleri idarecilerine şu teklifi yapıyorum:
“Bugüne kadar ne yaptıysanız, sizi o makamlara kim getirdiyse, onları bir kenara bırakınız! Yaptıklarınız, gördükleriniz, yaşadıklarınız kazandıklarınız size kalsın! Bir kez olsun, Hakk’ın ve halkın sesine kulak verin ve bir defa iyi bir iş yapın. Sonunuzun Saddam gibi olmasını, insanların sizi nefretle anmasını, Allah’ın sizi kahretmesini istemiyorsanız, müslümanlara bir iyilik yapın! İslam Devletleri’nin en azından dış işlerinde birleşmesini sağlamaya çalışın.
Ne olur yani?
Yıllar yılı nimetlerinden faydalandığınız bu toprakların insanlarına bir defa olsun iyilik yapsanız ne olur? Ne kaybedersiniz?
Unutmayınız ki, bir çoğunuz halklarınızın gözünde hiç de iyi bir değere sahip değilsiniz. Ve hiç biriniz de, bu dünyada kalıcı değilsiniz. Hem bu dünyada, hem de Ahiret’te nefretle anılmak istemiyorsanız, kendinizi affettirmenin yollarını arayınız! İşte şimdi tam zamanı... İnanın!.. Eğer müslümanların iyiliği için bütün tabularınızın üzerine singer çekip, müslümanların aralarındaki utanç duvarlarını kaldırırsanız, bütün müslümanların sevgi ve saygısını kazanırsınız. Bütün düşmanlıklar bir anda sona erer. Sevilir, sayılırsınız...
Gelin putlarınızı kendi ellerinizle yıkınız! Siz bunu yapmazsanız, bu vazife müslümanlara aittir, onlar yaparlar. Müslümanlar bunu yapmazlarsa, Allah, Bush gibileri sizin ve halklarınızın başına bela eder. Sizin sonunuz Saddam’ın sonuna, halklarınızın sonu da Irak halkının sonuna benzer.
Unutmayınız!.. Kararınız verildi, cezanız kesinleşti. 56 İslam Devleti’nin tamamı işgal edilinceye kadar bu savaşı devam ettirmeye kararlılar. Şimdi bazılarınızın yüzüne gülüyor olmaları sizi umutlandırmasın! İdamınız tehir edilebilir; ama, asla affedilmez, bunu bilin! Size sadece zaman verilir. Sıranız gelince de ipe çekilirsiniz.
Köleliği kabul etseniz bile, karardan vazgeçilmez. Saddam, bir zamanlar ABD ve ötekilerin en iyi adamı idi. Onların vazgeçilmez köleleri idi. Onlar tarafından alkışlanıyordu. Onlar tarafından sırtı sıvazlanıyordu. Onlar için milyonlarca müslümanı katletti. Irak’ın bütün servetlerini onlara verdi. Bütün müslümanları onlara feda etti. Bunların tamamını siz de biliyorsunuz. Saddam ve saltanatı şimdi nerede dersiniz?
Ricamı size tekrar ediyorum.
Müslümanların aralarındaki sınırları kaldırınız ve hasret sona ersin. Müslümanlar 56 devlet değil, bu toprakların üzerinde bir İslam Devleti istiyor. Bunu siz de biliyorsunuz... Öyle ise ne duruyorsunuz?..