Yazılar

AMERİKA`YI KİM VURDU? 1

 

11 Eylül 2001 de dünya devi, dünya polisi Amerika tam kalbinden vuruldu. New York`tan fışkıran duman topu dünyaya yeni bir Hiroşima yaşattı. Sanki dünya tepe taklak olmuş gibiydi. Her tarafı korku sardı. İnsanlar, daha ölmeden mahşeri yaşıyor gibiydiler.

Kırk yıldan beri diktatörlerin sebep olduğu mahşeri yaşayan bende nedense bir değişiklik olmadı. Bendeki tek değişiklik, ABD`nin sebep olduğu bu son vurgunda da yine mazlumların canlarından olmasının verdiği burukluktur.

Birileri dünyayı harekete geçirip, bütün dünyayı kana bulamak, şimdiye kadar emdikleri kana yenilerini eklemekti. Fakat bu kez başlattıkları “haçlı seferi”nde başarılı olamayacaklarını ve açık vereceklerini hesap edemediler.

Suçüstü oldular. Bu yeni katliamda hedefleri müslüman dünyası idi. Senaryolar bu hedefe kolayca varabilmek için hazırlanmıştı. Ne yazık ki, başaramadılar ve suçüstü oldular. Fakat hâl⠓ yıkılmadık, ayaktayız” şarkısını mırıldanıyorlar.

Ne yazık ki, kendilerini sorgulayıp, hata ve yanlışlarını bulmak yerine, suçüstü olmanın verdiği psikoloji ile sağa sola saldırıp duruyorlar.

Devam etsinler bakalım!..

ABD Vuruldu

11 Eylül 2001 tarihinde Amerika diğer devlet ve milletlere yaşattığı ve de tattırdığı acıyı tattı ve yaşadı. ABD saati ile 9.00 sıralarında, Türkiye saati ile de 15.45 de bir yolcu uçağı New York Dünya Ticaret Merkezi`nin ikiz kulelerinden birine çarptı. Bundan 18 dakika sonra ikinci bir uçak ikinci kuleye çarptı. Üçüncü yolcu uçağı da Pentagon`a bindirdi. Ve dördüncü uçak, hedefine varamadan Pennsylvania`da düşürüldü.

Oklar Usame bin Laden`e Doğru...

Olayın ilk dakikalarında ömrü müslüman kanı emmekle geçen Yahudi kasap Ariel Şaron: “Bunu Usame bin Laden yaptı” dedi. Arkasından MOSSAD, CIA, FBI ve Bush aynı nakaratı koro halinde tekrarlamaya başladılar.

Şaron, Laden`i hiçbir ip ucu olmadan ve olay yerindeki delilleri araştırmadan hedef göstermekle asıl suçlunun kendisi olduğunun açığını verir gibiydi. Hedef göstermenin yanında hedef saptırma gayretine girmişti bu adam. Aradan geçen zaman da bunu doğrulamıştır. Fakat kızaracak yüz bulacaksın ki tüküresin!..

Hedef Müslümanlar

Şaron, Bush, CIA FBI ve diğer ülkelerdeki yahudi kaynaklı medyanın hedef göstermesi ile müslümanlara saldırılar başladı. ABD`de öldürme olayları, cami kurşunlamaları, Avrupa ülkelerinde kadınlara saldırılar ve evlere sabotajlar başladı.

ABD, İngiltere, Almanya, Yemen ve Filipinler`de müslüman ismini taşıyan binlerce insan tutuklandı. Avrupa`da uçaklarla ilgili eğitim yapanlar, hatta tip eğitimi görenler bile tutuklandı.

Yemen Diktatörleri, Afganistan`da Ruslara karşı savaşan müslümanlardan binlercesini tutukladı. Avrupa`da uçaklarla ilgili eğitim yapanlar, hatta tip eğitimi görenler bile tutuklandı. Daha önce Mısır Diktatörü, Filistin’de savaşanları tutuklamış, hapse attıkları yetmemiş gibi, birçoğunu da katletmişti.

Olayın sanıkları bulunmadan, kimin yaptığı belirginleşmeden yapılan bu yargısız infazlar bize olayın faillerini çok güzel açıklıyor.

Teröristlerin Listesi

ABD Adalet Bakanlığı, olayın sonrasında resmen 19 müslümanın isimlerini alt alta sıralayıp, “işte size bizi vuran teröristler” diyerek servise gürdü. Bu 19 kişinin içerisinde nedense FBI`in yayınladığı listede var olan Adnan Burkarı ve Amir Abbas Burkari yoktu.

Dünya Ticaret Merkezi`ne çarpan 175 sefer sayılı United Airlines uçağındaki zanlılar:

Mervan eş-Şeyhi

Fayez Ahmed

Mohald el-Şehri

Hamza el-Gamdi

Ahmed el-Gamdi

Yine Dünya Ticaret Merkezi`ne çarpan 11 sefer sayılı Amerikan Airlines uçağındaki zanlılar:

Velid M. el-Şehri

Vail el-Şehri

Muhammed Atta

Abdülaziz el-Ömeri

Satam Sugami

Pentagon`a çarpan 77 sefer sayılı United Airlines uçağındaki zanlılar:

Halid el-Midhar

Mecid Moked

Navaf el-Hazmi

Salim el-Hazmi

Ve listeye sonradan eklenen Hani Hancur.

Adalet Bakanlığı`nın açıklamasında kaçırıldıktan sonra Beyaz Saray´a yöneldiği için Pennsylvania`da ABD tarafından düşürülen 93 sefer sayılı Amerikan Airlines uçağındaki zanlılar:

Ahmed el-Haznavi

Ahmed el-Nami

Ziyad Cerrâhi

Said el-Gamdi

Ölüler Hortladılar Ve: “Biz Yaşıyoruz” Dediler

Hazreti İsa(a.s.)’ın ölüleri hatta birkaç yüzyıllık ölüleri diriltme mucizesine inanamayanlar, Yüzlerini ve gözlerini Amerika`ya çevirsinler! Yirmi birinci asrın modern dünyasında ölülerin nasıl dirildiğini görecekler.

Ey insanlar!.. Gördüklerinizden dolayı sakın korkup da kalp krizi falan geçirmeye kalkmayın!

Fazla heyecan kalbe zararlıdır. Onun için sizleri daha fazla heyecanlandırmadan dirilen ölüleri tek tek sayalım:

Adnan Burkari: FBI`da ajan. Yaşıyor. Klonlama yolu ile meydana getirilmiş ikizini Dünya Ticaret Merkezi`nın enkazında arıyor. FBI`da kendi ajanını arıyor.

Amir Abbas Burkari: Adnan Burkari`nin kardeşi. ABD`de pilot eğitimi alırken, bir yıl önce uçak kazasında öldü.

Abdülaziz el-Ömer: Dünya Ticaret Merkezi`ne çarpan ikinci uçaktaki korsan olarak ilan edilmişti. Ortaya çıktı ve haykırdı:

“Hoop ben buradayım!.. Suudi Arabistan`dayım!.. Ölmedim, yaşıyorum!” dedi.

Said el-Gamdi: Pennsylvania`da düşen uçakta olduğu ilan edilmişti. O da yaşıyor. Ortaya çıktı ve dedi ki:

“Düşürülen Pennsylvania uçağında değil, 8 Suud`lu pilotla birlikte 9 aydır Tunus`dayız!.. Burada uçuş eğitimi veriyoruz!”

Velid eş-Şehri: Dünya ticaret merkezi`ne çarpan ikinci uçakta olduğu ilan edilmişti. Velid`in babası Abdullah el-Şehri konuştu:

“Oğlum, kaçırılan uçaklarda değil, burada.. Ölmedi, yaşıyor!.. Halen Suudi Arabistan Havayolları`nda pilot olarak çalışıyor!”

Muhammed Atta: Dünya ticaret Merkezi`ne çarpan ilk uçakta olduğu söyleniyordu. Babası “olaydan 24 ve 48 saat sonra oğlumla telefonda konuştum. Fakat bir daha ondan haber alamadım. Oğlumun hayatından endişeliyim.” diyor.

Fayez Ahmed

Mohald el-Şehri

Ahmed el-Gamdi

Navaf el-Hazmi

Salim el-Hazmi

Hani Hancur yaşayanlar kervanına katılanlardan.

Şimdiye kadar “hey, biz ölmedik” diyenlerin sayısı olaydan bir yıl önce ölen Amir Abbas Burkari ile 12 oldu. Buna göre 19 kişilik listeden 7 kişi kaldı. Gazetelerde yayınlanan son isim ve resimler bu sayıyı gösteriyor.

ABD yalanı ve ABD sapır sapır dökülüyor artık.

Yolcu Listeleri Ve Büyük Yalan

United Airlines ve Amerikan Airlines şirketleri yolcu listelerini açıkladılar. Uçak korsanı olarak lanse edilenlerin hiçbirinin yolcu listelerinde yer almadığını ilan ettiler.

Kayhan gazetesinin haberinde; Washington ve New York`taki patlamalarda kullanılan uçakların mensubu bulunduğu United Airlines ve Amerikan Airlines şirketlerinin yolcuların ailelerine bilgi vermek amacıyla bu dört uçakta yer alan yolcuların tam listesini yayınladığı hatırlatılarak, “Bu açıklamadan üç gün sonra Amerikan Federal Polis Teşkilatı FBI, uçağı kaçıran kişiler olarak 19 Arap kökenli kişinin ismini oturdukları koltuk numaralarına göre yayınladı. FBI tarafından yayınlanan isimlerin hiçbirinin havayolu şirketlerinin yayınladığı isim listesinde yer almaması oldukça düşündürücüdür” denildi. Aynı gazetenin haberinde, New York Times gazetesinin de eldeki mevcut delillerin uçakların kaçırıldığı yönündeki senaryoların gerçekçi olmadığını ve olayın iç kaynaklı bir eylem olduğunun üzerinin örtülmesine dönük olduğunu gösterdiğini yazdığı bildirildi.

Şu işe bakin siz!.. ABD, bir darbe daha yemiş oldu. Yolcu bile olmayan bu 19 kişi uçaklara gökten zembille inmedi herhalde. Yine bu terörist denen kişilerden 12 tanesi: “Yaşıyoruz!.. Ölmedik!..” dediklerine göre, havayolu şirketleri de doğruyu  söylüyorlar.

Diğer Ölülere Çağrımız Var

Şimdiye kadar FBI ve ABD Adalet Bakanlığı`nın resmi listelerindeki on iki dirildi. Dediler ki: “Biz ölmedik ,yaşıyoruz!”

Biz, diğerlerine bir çağrıda bulunuyoruz. Huuu!.. Orada kimse var mi? Ses verin! Ne olur dirilin!.. İkiz kule ve Pentagon enkazlarının altından fırlayıp, “ biz ölmedik, yaşıyoruz” deyin, diyoruz.

CIA MOSSAD ve FBI size ulaşıp sesinizi kısmadan, siz bize ulaşın! Fazla beklerseniz, bu sizin için çok geç olabilir!..

Bizden uyarması...

Amerika`yı Kim Vurdu?

Beklenen soru ve cevap!.. Kim vurdu?

CIA, MOSSAD, FBI, Savaş Karşıtları, Yahudi Teröristler Hıristiyan Teröristler, Hıristiyan Tarikatlar, ABD zulmüne son vermek isteyen devletler, ya da bizzat ABD. Yoksa İlk dakikalarda hedef gösterilen ve öldüler denilen ve birer birer ortaya çıkan Müslümanlar mı?

Ölüler dirildi ve ABD yalanı balon gibi söndü. Kim ne derse desin, ABD şifrelerini Mossad`dan başka bilen yok. Bu bir.

ABD`de yabancı bir grup ya da devlet, beş altı yıl planlama zamanına ihtiyaç olacak bir eylemi bu kadar gizli bir şekilde planlayıp servise koyamaz. Bu da iki oldu mu?

Dışarıdan bu işi yapmak için kolları sıvayanlar ise, içeriden büyük bir yardıma ihtiyaç duyacaklardır. ABD bu iç ayağı niye daha önce bulamadı, ya da çimdi açıklayamıyor? Buna da üç diyelim.

Zikredildiği üzere, bu ABD`nin bir yumuşak karnı olduğu için, ABD korkudan açıklayamıyor mu? Bu yüzden sağa sola saldırarak daha fazla çamura batıyor. Dört...

Bu eylemi bizzat yönlendiren ve bunu İslam dünyasını ve Amerika karşıtlarını dize getirmek için kullanmayı planlayan ABD midir? Buna da beş demiş olalım.

Çünkü ABD, kafasına koyduklarını yapmak için milyonlarca kendi vatandaşı ya da diğer milletlerden olan insanin ölmesine göz yumar. Ziya`ül Hak`i öldürebilmek için kendi büyükelçisini feda eden Amerika her şeyi yapar.

Her iki dünya savaşını hazırlayanlar yahudilerdir. Savaşın sonunda karlı çıkan yine yahudiler olmuştur. Üçüncü dünya savaşının hazırlığı olarak bu olayı sebep kabul edersek, Filistin`deki Yahudi İşgal Devleti İsrail`in bütün kurumları ile bu olayın üstesinden gelmiş olması uzak ihtimal değildir.

ABD`de on tane hıristiyan terör örgütü var. Bunlardan bir çoğunu ABD besliyor ve taşeron olarak kullanıyor. Bu beslenen yılanlar niye sahibini sokmasın ki?

Ortadoğu`ya yerleşmek için ABD Sadam`ı Gorilleştirdi. Dünyanın silah ve mühimmatını Irak`a yığdı. Saddam`ı kullandı ve Kuveyt`i işgal ettirdi. Sonra da Saddam`a karşı savaşıyormuş gibi yaparak, yüz binlerce müslümanın kanını akıttı. Afganistan`a işgal ettirecek bir ülke bulamamış olacak ki, Başka bir sebep bulması gerekirdi buldu işte. Yani Kendi kendisini vurmuş olamaz mi? Direk “ben Afganistan`a savaş açtım dese, kim gelir arkasından?

Uçaklar Ve Pilotlar

Gözlerden kaçırılmak istenen birçok olay var ortada. Bunlardan biri de Uçakları kullanan pilotların durumu ve kara kutular.

Önce Pilotlardan başlayalım:

İran`da yayınlanan Kayhan gazetesinin haberine göre:

Charles Burlingame: Pentagon`a çarpan Amerikan Airlines şirketine ait 77 numaralı uçağın pilotu. ABD Hava Kuvvetleri`nde görev yapan ve Vietnam Savaşı`na katılan pilot, birkaç yıl da Vietnam`da çalışmış. Emperyalist Vietnam Savaşı Karşıtı Askerler Örgütü`ne üye.

Jason Dahl: Pennsylvania`da düşen United Airlines şirketine ait 93 numaralı uçağın pilotu. ABD Hava Kuvvetleri`nde görev yapan Dahl, Vietnam savaşı`na katılmadı, fakat 14 Eylül 2001 tarihli Los Angeles Times gazetesine göre kardeşi Kenneth Dahl, 1971 yılında 20 yaşındayken Vietnam Savaşı`nda öldürülmüş. Emperyalist Vietnam Savaşı Karşıtı Askerler Örgütü`ne üye.

John Ogonowski: New York Dünya Ticaret Merkezine ilk çarpan Amerikan Airlines şirketine ait 11 numaralı uçağın pilotu. ABD Hava Kuvvetleri`nde görev yapan Ogonowski, Vietnam Savaşı`na katılmış. Emperyalist Vietnam Savaşı Karşıtı Askerler Örgütü`ne üye.

Victor Saracini: New York Dünya Ticaret Merkezi`nin ikinci kulesine çarpan United Airlines şirketine ait 175 numaralı uçağın pilotu. ABD Hava Kuvvetleri`nde görev yapmış olan Saracini, Vietnam Savaşı`na katılmış. Emperyalist Vietnam Savaşı Karşıtı Askerler Örgütü`ne üye.

Pilotların dördü de eski asker ve üçü bizzat Vietnam`da savaşa katılmışlar. Bu pilotların kaçırılma halinde uçağını korumaktan vazgeçtik, “kaçırıldık” sinyali veremeyecek kadar ham olamazlar.

Pilotlar Alarm İkazı Vermemiş

Kayhan gazetesinin haberini Akit gazetesinden okumaya devam ediyoruz:

Kayhan gazetesinin haberinde; düşürülen uçakların otomatik pilota geçmemeleri ve alarm ikazı vermemiş olmalarının da dikkat çekici olduğu belirtildi:

“Halbuki bu tür uçakların pilotları, uçakta herhangi bir olağanüstü durum olduğunda ya da gürültü işittiklerinde tehlike alarmı verir ve kuleyi durumdan haberdar edebilirler ve uçağı otomatik pilota alarak kendileri de olaya müdahale edebilirlerdi. Uçakta tehlike alarmının verilmesi mümkünken, bu dört uçağın eğitimli ve tecrübeli pilotları uçakların kaçırıldığını ifade edecek hiçbir alarm vermemişler. Halbuki tehlike alarmı verilen düğmeye basılması durumunda havaalanının gerekli önlemi alması ve savaş uçaklarının tehlike içindeki uçaklara ulaşmaları sağlanabilirdi. Bu da söz konusu uçakların pilotlarının kendi iradeleriyle intihar saldırısını gerçekleştirdiklerini ve uçakların kaçırıldığı yönündeki haberlerin tamamen uydurma olduğunu ortaya koymaktadır”

Bu da bize Emperyalist Vietnam Savaşı Karşıtı Askerler Örgütü`nün de bu olayın içinde olduğunu açıklıyor gibi.

Karakutular Bomboş

Uçaklarda iki adet karakutu bulunur. Düşen bu uçakların karakutularında hiçbir bilgi yok. Neden?

Be adamlar ben mi öğreteceğim bunu büyük olduğu söylenen CIA, FBI gibi her delikten çıkan kurumun akıllı ve bilgili adamlarına? Onlar bana açıklayacak ve beni tatmin edecek bilgileri bana aktaracaklar.

Nedenini bilemiyorlarsa, sağa sola saldırmak yerine , ona buna çamur atıp, savaş ilan etmek yerine binlerce insanın telef olmasına sebep olmak ve katliam yapmaktan dolayı hesap vermek zorunda olduklarının idrakine varsınlar.

Dünyayı terörist ilan etmekten vazgeçip, kendi terörlerinin nereye vardığını düşünsünler.

Bush Ve Haçlı Seferi

Bush, Müslümanlara karşı haçlı seferi başlattıklarını açıkladı. Böylece de Vurulan Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon enkazının altından Müslümanları toptan yok etme planları çıktı. Planlar çoktan yürürlüğe konmuştu. Sadece son rötuşlar yapılıyordu.

Avrupa`ya da tarihin haçlı seferleri tekrar hatırlatıldı. “Biz haçlı seferi başlattık.”

Papa da bu arada savaş çığırtkanlığı yapmak için bir gezi başlattı. Son durak, tarihde var olmayan ve son yüzyılda birden bire zuhur eden Ermenistan`da içindeki bütün düşmanlığı döktü.

Bir de “Ben burada iken vurma” dedi. Bu sözler Vatikan ile ABD`nin birlikte “haçlı seferini” başlattıklarını ifade ederken, diğer taraftan da “ben kışkırtma hareketini henüz tamamlamadım. Biraz bekle” demek istemişti sanki.

Çiban Başı Vatikan

Şu anki Papa`nın hangi entrika ve dolaplarla o makama geldiği herkesin malumu. İşte bu papanın makama oturur oturmaz, bir Türk vatandaşı: “İyi takip ediniz! Bu adam dünyayı kana bulayacak!” demişti.

O gün, bugün, dünya asla savaşsız bir gün geçirmedi. Yahudiler kadar papa da üçüncü bir dünya savaşının özlemini çekiyor. Bu savaş ile Müslümanları toptan yok etme ve dünyayı sahiplenme rüyaları görüyor.

İşte bu adam Bush`un kışkırtıcısıdır. Dünyada işlettiği genelevlerden gelen fuhuş paraları yetmemiş olacak ki, yeni gelir kaynakları peşindeler.

Kovboy`dan Dünyaya Tehdit

Teksas Kovboyu George Bush, önce Müslümanlara karşı haçlı seferi başlattığını ilan etti. Sonra baktı ki, rağbet yok, dünyayı tehdit etmeye başladı:

“Ya bizimlesiniz ya da teröristlerle.”

Bunun anlamı “ya bizimle beraber olur, Müslümanlara karşı savaşırsınız, ya da tarafsız kalmanız halinde biz sizlerle de savaşırız” idi. Arkasından “bundan böyle teröristlere destek veren ülkeler düşman devlet kabul edilecek” dedi.

Eğer bu bir kanun ise, bütün dünya bugünden itibaren ABD`yi yeryüzünden silmek için harekete geçmeli ve ABD`yi düşman devlet kabul etmelidir. Çünkü ABD hem en büyük en kanlı terörist, hem de dünyanın bütün terörist gruplarının en büyük destekçisidir. Hatta şimdi terörist ilan ettiği Talibanı örgütleyen, onlara her türlü askeri eğitim ve techizatı veren, Usame bin Laden`e dünyanın en modern silahlarını satan ABD`dir.

Buyursun ve hayır desinler!..

Usame bin Laden ve Taliban, ABD`nin kukla ve kölesi olarak kalsaydı, bugün bunların hiçbiri olmayacaktı. Onlar şimdi terörist oldular ABD`nin gözünde. Tek sebep, Usame bin Laden ve Taliban`ın ABD kulu ve eli kanlı katilleri olmamasıdır.

“Ölü Ya Da Diri, Usame Bin Laden`i İsterim”

Dedik ya, Teksas Kovboyu Bush, işlediği cinayeti Müslümanlara yıkabilmek için, Teksas filmlerinde olduğu gibi “ölü ya da diri” istiyor Usame bin Laden`i.

Bizim kartel gazetesi de; “Dünyanın kaderi bu adamın elinde” diye başlık atıyor. Hem kasıtlı, hem de aptalca bir anlayış bu.

Eğer kafasına koyduysa ABD, değil Usame bin Laden`i, bütün Afgan halkını vermeyi kabul etseniz ve verseniz yine saldırır. Onun için boşa kafa yormayın.

ABD`nin eceli geldiği için cami duvarına işemeye çalışıyor. İngiltere`nin deneyip yenildiğini, Rusya`nın Afganistan`da yıkıldığını tarih ne çabuk uttu?

Usame Bin Laden`i Almak Yetmez

Bir zamanlar, Usame bin Laden ve Taliban çok iyi müttefiktiler. Kardeş kanı akması ve paraların gelmesi için ABD olmadık kılıklara giriyordu. Sanki kardeş gibi idi Taliban ABD için. Fakat bu samimiyet çıkarlar çatışınca birden bire bozuldu.

ABD yıllar önce tamamladığı Ortadoğu ve uzakdoğu planını sahneye koydu. Kimlerin yaptığını çok iyi bilen ABD yöneticileri, Acziyetten ve halka hesap vermekten kurtulmak için Afganistan’a çullanmak istiyor.

Dün Usame bin Laden`i vermezseniz vururum diyordu Bush. Sonra Usame`yı verseniz de vuracağım Afganistan`ı dedi. Şimdi El-Kaide Örgütünün tamamını istiyor.

Yarın bütün örgütü verseniz de vuracağım diyecek. Bütün Afganistan halkını verseniz gene vururum diyecek. Gene Afganistan`ı yerle bir etmek isteyecektir. Çünkü oraya birileri gelir de yeniden şenlendirir diye Afganistan`da taş üstünde taş bırakmazlar.

ABD`nin Gerçek Gayesi

ABD, 1976`dan beri Müslümanları nasıl yok eder, ya da köleleştiririm diye planlar hazırlıyor. Zikrettiğimiz yılda ABD`de bir birim oluşturuldu. İşi gücü Müslümanları yok etmek için plan, proje ve senaryolar üretmektir bu birimin görevi.

Dikkat edilirse, bu tarihten sonra Müslüman ülkelerin birbirleri ile savaşlar, yine Müslümanlara karşı yapılan katliamlar, ambargolar, faili meçhul cinayetler had safhaya ulaşmıştır.

ABD bu son komplo ile İslâm dünyasını tamamen yoketmek için kolları sıvamıştır. Yapılacakların hepisi hazırlanmış, sadece düğmeye basıp yerine getirmek kalmıştır.

Bu senaryoda Türkiye ve Pakistan`a biçilen kaftan arasında birçok benzerlik bulunmaktadır. İkisi de fiili savaşa sokularak, kardeşin kanı kardeşe döktürülecek ve de bundan sonra parçalanmaları sağlanacaktır. En azından İslâm dünyası bir daha birleşememek üzere araya düşmanlıklar sokulacaktır.

Türkiye de, Pakistan da zokayı yutmuş durumda. 28 Şubat 1997 İhtilali ile Türkiye bugünlere hazırlanmış, Pakistan`da ise silahlı bir ihtilal ile ABD kuklası Pervez Müşerref makama oturtulmuştur.

Bunlar bir tesadüf değildir. Müşerref de, Ecevit de ABD ne derse harfiyyen yerine getirmeye hazır birer emir eridirler.

Önce Afganistan Ya Sonra

Önce Afganistan`a yerleşme ve sonra da Çin, Hindistan ve Pakistan üçgeninde top oynamak var. Tabii bu üçlüden önce Türkiye de dahil Akdeniz’den Afganistan`a kadar ne var ne yok bütünüyle yutmak var.

Bunlardan Türkiye ve Mısır gibi bazı ülkeler kendi elleri ile kendi iddianamelerini imzalamışlardır. Müslümanları satmışlardır. ABD`nin yalanlarının içine balıklamasına atlamışlardır. Sen gel de nasıl bir yaş tahtaya bastıklarını beyinsiz idarecilere anlat!..

Dünya Terörizmle Savaş İle Aldatılıyor.

George Bush, teröristlerle savaş naraları atıyor. Hedefte de Usame bin Laden, Taliban ve Afganistan var.

Bir de kurtuluş savaşı veren Müslüman örgütler, kişiler ve fakirlere yardım kurumları var. Yani İslam onların gözünde... Asırlar boyu milletlere kan ağlatan terör örgütlerinden hiçbirinin adı yok.

Bu nasıl teröristlerle savaş ki, Müslümanları hedef almaktan öteye gitmiyor. Dünya yahudi ve hıristiyan terör örgütlerin elinden çektiklerini neden görmüyorlar?

Baş Terörist Ya Da Teröristlerin Babası ABD

ABD daha kurulurken gayri meşru idi. Bu pisliğe Afrika`dan köleleştirerek getirdikleri zencilere yaptıkları ile bir yenisini eklediler. Zulmün her çeşidini dünya milletleri üzerinde denediler.

İş ABD`nin yaptığı terör olayları:

1.-1898`de Meksika`yı işgal etti.

2.-Yine 1898 yılında Küba`ya girdi.

3.-1921’de Nikaragua’da 300 kişinin yargısız infazı

4.-1945`de Japonya`nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası atarak bir anda 250 bin kişiyi vahşice öldürdü. Bu şehirlerde hâlâ ot bitmiyor, çocuklar hâlâ sakat doğuyorlar.

5.-1950-53 yılları arasında yüz binlerce Koreli`nin ölümü.

6.-1954`de binlerce Guatamali`yi öldürdü.

7.-1955`de Endonezya, Laos ve Kamboçya`da çok sayıda CIA operasyonu düzenledi.

8.-1956-59 yılları arasında Küba`da 60 bin kişiyi, ABD`li danışmanların ve Batista`nın birlikte yürüttüğü operasyonlarda katletti.

9.-1961`de Küba`ya karşı Domuzlar körfezi çıkartmasını örgütledi.

10.-1965`de Endonezya’da Suharto işbirliği ile 1 milyon Endonezyalı`yi katletti.

11.-1965`de Dominik`e paraşütçülerini indirdi ve 10 bin kişiyi katletti.

12.-1970’lerde Arjantin’de Generaller aracılığı ile 30 bin kişinin katli.

13.-1970-75 yılları arasında Kamboçya ve Laos’ta 1 milyon kişinin katli.

14.-1973’de Şili’de düzenlenen darbe ile 30 bin kişinin katli.

15.-1975’de Vietnam’da milyonlarca ölü ve sakat... ABD, Vietnam halkının üzerine 638 bin ton bomba attı. İkinci Dünya savaşı sırasında Avrupa ve Afrika’ya atılan toplam bombaların yarısı kadar, kişi başına 5 bomba attı. Onbinlerce kadının ırzına geçilmiş, milyonlarca insana işkence edilmişti.

16.-1983 Lübnan’a müdahalede 14 bin deniz piyadesi ve onbinlerce yurtsever Lübnanlının katli ve aynı yıl yapılan ikinci müdahalede de 6. Filo günlerce bomba yağdırdı.

17.-1983’de Grenada’yı işgal edip, yüzlerce kişiyi katletti.

18.-1986’de Libya’yı bombalayarak bine yakın kişiyi öldürdü.

19.-1989’da Panama’ya asker çıkardı ve 5 bin Panamalıyı öldürdü.

20.-1991’deki Körfez harekatında 100 binin üzerinde insanı katletti. Koyduğu ambargodan dolayı, bugüne kadar 600 binin üzerinde Iraklı çocuğun açlık ve ilaçsızlıktan dolayı ölmesine sebep oldu.

21.-Ve Afganistan zulmü olanca hızı ile devam ediyor. Şimdi ise sıra Irak’ta...

ABD, resmi raporlara göre, 1946-75 yılları arası amaçlarına ulaşmak için tam 215 kez askeri güce baş vurmuş ve aynı yıllarda insanlığa 19 kez nükleer silah kullanma tehdidini savurmuştur.

İkinci bölümde buluşmak üzere...

22 Nisan 2003