Yazılar

Ananız Ağladı mı Hiç?

Sizin de Ananız Ağladı mı Hiç?
Safça bir soru ile başlamak istiyorum yazıma. Sizin de ananız ağladı mı hiç? Sonra da benim anamın nerelerde ve hangi şartlarda ağladığını anlatmaya çalışıyorum.
- Lise bitirme başarı ödülünü alacağı gün hunharca öldürülmesi ile, anasının mezara, baba ve ağabeyinin de akıl hastanesine girmesine sebep olan bir teyze çocuğununuz varmıydı?
- Katil bir kurşun ile kanlar içinde kucağınıza yığılıp kalan arkadaşınız var mıydı? Ve siz, bu kurşun acaba bana mıydı diye sordunuz mu? Benim yerime o mu öldü diye acı içinde kıvranıp duruyor musunuz?
- Eve dönüşünü beklerken, bir akşam üstü üniversite kapısında katledilen kardeşinizin acı haberini aldınız mı hiç?
- Cuma namazı çıkışında camı avlusunda katledilen bir arkadaşınız var mıydı?
- Birilerinin çıkar teknesine ekmek taşıyan sağ-sol kavgasında kaç yakınınızı kurban verdiniz?
- Yollarda yürürken nereden bir kurşun gelecek, hangi sokakta ve ne zaman öldürüleceğim diye düşündüğünüz oldu mu hiç?
- Her an gözyaşı döken, bir kaç dakika eve geç kalsanız onlarca defa ölüp dirilen bir anneniz var mıydı?
- Karşı fikirden olduğu için, kendi öz kardeşinin öldürülmesine “evet” diyen bir kardeş katili insan tanıdınız mı hiç?
- Kaç yakınınızın, komşunuzun, mahallelinizin mezarı başında gözyaşı döktünüz?
- Daha lisede, sınıf arkadaşınız tarafından “idam fermanı”nız imzalandı mı? Bu ölüm fermanınız şehir şehir, kasaba kasaba, köy köy arkanızdan sizi takip etti mi? Kaç kez ölümün yüzünü ensenizde hissettiniz? Kaç kurşun kulaklarınızın dibinden ıslık çalarak geçip gitti?
Size soruyorum ey insanlar!.. Size soruyorum ey YÖK başkanı, rektörler, dekanlar, parti başkanları ve diğerleri... Sizin de ananız ağladı mı hiç?
Bu sorularıma olumlu cevap verebileceğinize kanaat getiriyorsanız, artık memleketi karıştırmaya ve milletin evlatlarını birbirine katlettirmeye kalkışmayacağınıza inanmaya başlayabilirim. Aksi halde yine katil olmaya devam edeceksiniz demektir.
Tekrar tekrar sormak istiyorum. Sizin de ananız ağladı mı hiç?
Sizin de ananız ağladı ise, bir daha kirli iç savaşa izin vermezsiniz. Fakat bu acıları yüreğinizde duymadığınızın işareti olan acı deliller var ortada.
Önce Yıldız Üniversitesi’nde sonra da İstanbul Üniversitesi’nde kan dökülmesine sebep oldunuz. Başı çeken iki Kemal ve Atatürkçü Düşünce Dernekleri...
Ey yüzlerini kan bürümüş zavallılar!..
Acımıyor musunuz bu çocuklara? Kalpleriniz de mi sızlamıyor? Yürek yerine taş mı taşıyorsunuz içinizde?
Eserlerinizi bir daha gördük.
“Öldürün!.. Öldürün!..” diye haykırıp, katliama davetiye çıkaran genç, sizin eseriniz değil mi? Daha yirmisine yeni girmiş gençlerin beyinlerini iğfal edip, taş yürekli yapmaya utanmıyor musunuz?
Dünyada kalıcı olmadığınızı siz de biliyorsunuz. Öyle ise nedir bu kan görme ve insanları genç yaşta mezara sokma çabanız? Neyin savaşını veriyorsunuz?
Utanın!.. Utanın!.. Utanın!..
Aslında söyleyeceklerim çok. Fakat yirmi yıl öncesinin acı günlerini ve acı dolu anlarını yeniden yaşıyorum. Zulme davetiye çıkaran herkese isyan ediyorum.
Utanın!.. Utanın!.. Utanın!..
Merhametsizliğinizden dolayı utanın!..
Ve tekrar soruyorum.
Sizin de ananız ağladı mı hiç?

Muhammed Mücahid Okcu