|
HACDA
YAPILAN
HATALAR
MUHAMMED M. OKÇU
İÇİNDEKİLER
Önsöz
HACDA YAPILAN HATALAR
Günah Kazanmadan Haccetmek
1) İhramda Yapılan Hatalar
2) Mikattan Mescid-i Harama Giderken Yapılan Hatalar
3) Mescid-i Harama Girerken Yapılan Hatalar
4) Kabede Yapılan Hatalar
a) Namazda Yapılan Hatalar
b) Tavafda Yapılan Hatalar
5) Sayda Yapılan Hatalar
6) Saçı Tıraş Etmede Yapılan Hatalar
7) Terviye Günü (Zilhiccenin Sekizinci Günü) Yapılan
Hatalar
8) Arafata Giderken Ve Vakfede Yapılan
Hatalar
9) Müzdelifeye Giderken Ve Müzdelifede Yapılan Hatalar
10) Cemrelerin Taşlanmasında Yapılan Hatalar
11) Minada Yapılan Hatalar
a) Kurban Konusunda Yapılan Hatalar
b) Diğer Konularda Yapılan Hatalar
12) Temizlik Konusunda Yapılan Hatalar
13) Çevre Düzenlemesinde Yapılan Hatalar
Mekkede
Medinede
Saydığımız Hataların Neticeleri
Hataların Giderilmesi
I. Suudi Yönetiminin Sorumluluğu Ve Yapmaları Gerekenler
A) Altyapı Ve Çevre Hizmetleri
B) Bilgilendirme Çalışmaları
C) Cezâi Müeyyideler
II. Hacıların Sorumluluğu Ve Yapmaları Gerekenler
A) Fıkhî Konularda Duyarlılık
B) Çevre Ve Sağlık Bilinci
III. Hac Organizatörlerinin Sorumluluğu Ve Yapmaları
Gerekenler
Hacılara Bir İhtar
Son Söz
Kaynaklar
ÖNSÖZ
Hac, Müslüman
erkek ve kadınların bir ömür boyu belki de bir kez
yapılabildikleri bir ibadettir. Onun için biz bu ibadet
eksik ve yanlışlardan uzak bir şekilde ifâ edilmesi
gerekir. Hac ibadetinin sakat hale getirilmesine
gönlümüz razı olmadığı için, hacda yapılan bütün
hataları gözlemledik ve siz okuyucularımıza aktarmaya
çalıştık.
Hissettiklerimizi, gördüklerimizi ve yaşadıklarımızı
fıkıh süzgecinden geçirerek kaleme aldık. Kolay olmadı.
Haddinden fazla zorlandık. Fakat işin ucunda dava ve bu
davaya sahip çıkanlara Allah Teâlânın mükafatı vardı.
Allah Teâlânın rızasına nail olma arzusu ne sınır
tanır, ne de zorluk.
Bu
anlattıklarınızdan dolayı bazı Müslümanlar hac ibadetini
yerine getirmekten imtina ederler denildi. Onlara göre
bu yazılar caydırıcı rolü oynayabilirdi. Müslümanların
ibadetleri huşu içerisinde, hata ve yanlışsız yapmaları
için yapılan hataları saymak tam tersi olması gerekir
diye düşünüyoruz. Yani herkes bilerek, hatalardan uzak
olarak ibadetlerini yaparsa, bu daha iyidir.
Gönül ister
ki, bunları iki milyar Müslümana anlatabileyim. Herkes
ibadetlerini eksiksiz ve hatasız yapsın.
Yazdıklarımızı, yapanlara kızarak değil, sizlerin de
aynı hatalara düşmemeniz gerektiğini düşünerek okuyunuz.
Bu
kitapçığımızın da bütün insanlığa hayırlı olmasını
diliyoruz.
Gayret
bizden, yardım ve hidayet yalnız Allah Teâlâdandır.
MUHAMMED
M. OKÇU
HACDA
YAPILAN HATALAR
Hacda yapılan
hatalar ismini taşıyan bu çalışmamızı siz Müslüman
kardeş ve bacılarımızın daha rahat, daha bir istek ve
tam olarak hac ibadetini yerine getirmesine katkıda
bulunmak için kaleme aldık. Daha yola çıktığımız anda
başlayarak, tekrar vasıtalarımıza binerek Mukaddes
Topraklardan atıldığımız ana kadar yapılan bir yığın
hata var. Bunların bazıları bilmeyerek, bazıları
unutarak, bazıları da bilerek kasten yapılan hatalardır.
Kitapçığı
okuyunca göreceksiniz! Hatalardan bazıları ibadetimizi
günaha bile çevirecek çirkinliktedir. Halbuki biz,
ibadet niyeti ile Haremeyne gidiyoruz. Günah kazanmaya,
Müslümanlara zulmetmeye gitmiyoruz. Asî olmaya,
Müslümanlara eziyet etmeye gitmiyoruz.
Bu hataları
anlatmaya başlamadan önce, müsaade ederseniz, önce bu
eserin serüveninden bahsedelim.
Günah
Kazanmadan Haccetmek
Bu yıl
sayıları milyonlarla ifade edilen Müslümanlarla beraber
hac yaptık. Dünyanın her bir yanından akın akın Mekkeye
gelen beyaz, sarı ve siyah ırktan ve de yüzlerce
milletten Müminler vardı. Hep bir ağızdan yükselen
Lebbeyk, Allahümme lebbeyk... nidaları yer ve gök
arasında gidip geldi.
Harameyn bizi
büyüledi. Oralardan ayrılmak istemedik. Fakat Yıkılası
viranede evlad-u iyal vardı. Sonunda dönüp dolaşıp
buralara geldik.
Günler gelip
geçiyor, fakat ben hâlâ oralardayım. Kâh Mekkede, kâh
Medinede buluyorum kendimi. Geceleri uyandığım zaman,
Mekke, yada Medinede olup olmadığımı iyice anlamadan
tekrar uykuya dalamıyorum. Hasreti ilmek ilmek ruhumda
örüyorum. Gurbetin çekilmesi zor yalnızlığı yükleniyor
omuzlarıma.
Ve ben, bir
kez daha çağrılacak mıyım diye yollara bakıp duruyorum.
Kabe yollarına...
Bunlar
aynanın bir yüzünde olanlar. Bir de ikinci yüzü var...
İnsanların bilgisizlik, cehalet ve vurdum duymazlıkları
nedeniyle meydana gelen olumsuzluklar... Daha doğrusu
hatalar.
Hac boyu
benim kafam hacda yapılan hatalarla da meşguldü. Bazen
bir köşeye çekiliyor ve saatlerce düşünüyordum. Daha
önceleri duyduğum, bildiğim hataları yerinde görmüş
olmam, benim üzüntümü ve sorumluluğumu daha da artırdı.
Bu yapılan
hatalara bazen kızdım, bazen de acı acı güldüm. Zalim,
kafir, münafık, tağut ve fasık idarecilerin açık ve
gizli zulümleri altında hürriyetlerini, cesaretlerini,
kabiliyetlerini kaybeden, haklarını aramaya bile
cesaretleri kalmayan, kara cahil bırakılan bu devrin
Müslümanlarından bundan fazlasını bekleyemeyeceğimi
bildiğim için acı acı güldüm.
Hacda yapılan
hatalardan dolayı haccımın kabul olmadığını düşündüğüm
anlar az değildir. Hac farizasını tekrarlamam gerektiği
düşüncesini bile taşıyorum.
Açıkçası,
hacca gidip de günah kazanmadan geri dönebilmek büyük
bir başarıdır. İster istemez kendinizi hataların,
yanlışların, uygunsuz hareketlerin, haramların
içerisinde buluyorsunuz. İstemeseniz, direnseniz bile,
birileri sizi hatalar ve günahlar kazanına doğru itiyor.
Yani, yaşadığımız bölgelerde yaptığımız hataları,
kötülükleri o mübarek beldelere de taşıyoruz.
Orası bir
deniz ve siz bu denize balıklamasına dalıyorsunuz. Yüzme
bilmediğiniz için de boğulup gidiyorsunuz. Ben bu
denizde boğulanlardan biriyim. Hatalar düzeltilmediği
müddetçe de bu boğulma devam edecektir.
Haccın
hatalarını kaleme almayı planlarken, Medinede bulunan
bir Kitapçıda Hac Ve Umre Yapanlara Risaleler(1)
isimli bir kitap buldum. Yazarı Dr. Yahya b. İbrahim
El-Yahya. Hacda yapılan hatalara değinen Dr. Yahya,
nedense Mescid-i Haramda yapılan ve kabulü mümkün
olmayan hatalarla, Minada yapılan ve insanların ölümüne
bile sebep olan fahiş hataların yanından hiç mi hiç
geçmemiş. Suud idaresinin alması gereken tedbirlere ise
hiç değinmemiş.
Biz, diğer
hataların yanında ağırlıklı olarak Mescid-i Haramda ve
Minada yapılan hataları da açıklamaya çalışacağız.
Burada Dr. Yahyadan da el verdiği kadar
faydalanacağımızı da belirtmiş olayım.
Hacıların
bilerek, bilmeyerek, dikkat etmeyerek, ya da
küçümseyerek yaptıkları hatalardan bazılarını sizlere
aktarmak istiyorum:
1) İHRAMDA
YAPILAN HATALAR
1. Mikatta
ihrama girmeyerek Mikat yerini ihramsız geçmek.
2. Bazı
insanların terlik giymenin, o terliklerle birlikte
ihrama girilmedikçe caiz olmadığına inanmaları.
3. Mecbur
olmadıkça topukları ve üstü tamamen kapalı ayakkabılar
giymek. Mecburiyet ancak uygun bir ayakkabının
bulunamaması veya alacak güce sahip olamamak olabilir.
4. Bazı
hacıların ihram elbisesini değiştirmenin caiz olmadığına
inanmaları.
5. İhrama
girerken sağ omuzu açığa çıkarıp ridânın (ihramın üst
kısmı) ucunu sol omuzun üzerine koymak.
6. İhramın
üst kısmı olan ridâyı boyundan aşağı doğru sallayarak
omuzlarının ve vücudun büyük bir kısmının açıkta
kalmasına sebep olmak.
2) İKATTAN
MESCİD-İ HARAMA GİDERKEN YAPILAN HATALAR
1.
Hacılardan çoğunun telbiye getirmemesi ve konuşma ile
meşgul olmaları.
2. Bundan
da tehlikelisi, müzik dinlemek gibi vakitlerini haram
işleyerek geçirmeleri.
3)
MESCİD-İ HARAMA GİRERKEN YAPILAN HATALAR
1. Mescid-i
Harama giriş için belirli bir kapı tayin etmeyi vacip
saymak. Bazı kapılardan giriş yapmanın efdal oluşu,
Müslümanlara eziyet ederek o kapılardan girmemizi
gerektirmez.
2. Mescid-i
Harama girişte özel olarak belirlenmiş dualar okumak.
Mescid-i Harama giriş için özel bir dua yoktur.
Rasulullah (s.a.v.)den bütün mescidlere giriş için
sadece bir dua varid olmuştur. O mescidlerden biri de
Mescid-i Haramdır. Dua şu mealdedir.
Allahın
adıyla. Salat ve selam Allah Rasulünün üzerine olsun.
Allahım! Günahlarımı affet ve bana rahmetinin
kapılarını aç.(2)
Yazılan
kitaplarda haccın her rüknü için var olan dualar
tavsiyedir diyor, hacının istediği duaları yapmakta
serbest olduğunu söylüyoruz.
4) KABEDE
YAPILAN HATALAR
A) NAMAZDA
YAPILAN HATALAR
1. Namazda
saf tutma nizamına uyulmaması, kadın ve erkeklerin
karışık namaz kılmaları.
Cemaat,
muhtelif zümrelerden ibaret olunca, imamın arkasında
evvela erkekler, sonra çocuklar sonra da kadınlar saf
bağlarlar. Bu tertibe erkekler ile erkekler çocukların
riayetleri sünnettir, erkekler ile kadınların riayetleri
ise farzdır.
Binaenaleyh
bir kadın veya müştehat olan bir kız çocuğu bir erkeğin
önünde veya tam hizasında aynı namazı cemaatle kılacak
olsa erkeğin namazı fâsit olur(3)
2.
Kadınların, erkeklerle birlikte namaz kılmaları halinde
günah kazanmaları.
Erkeklerin
namazlarını böyle fesada uğratan, huzurlarını ihlal eden
kadınlar ise, şüphe yok ki bundan dolayı günahkâr
olmuşlardır. Hak Teâlânın azabına layık bulunmuş
olacaklardır.(4)
3. Namazda
zinaya sebebiyet verilmesi.
Karışık
olarak namaz kılarken, insan kendisini tam bir zina
ortamında buluyor. Ben kendimi sonsuz derecede huzursuz
hissediyorum. Bunun kalp temizliği yada kalp kötülüğü
ile bir ilgisi yok. Bunu dile getirdiğim bir ortamda
beni ayıplayanlara şu soruları yöneltiyorum:
- Namaza
durduğunuz zaman yanınızdaki kadınla omuz başınızdan diz
kapağınıza kadar birbirinize yapışık hale geliyorsunuz.
Bu bir zina değil mi?
Bu olay bir
namaz vakti ben daha başlama tekbirini almadan başıma
geldi. Yanıma gelen ve vücudunu bana yapıştıran bir
kadını ikaz edip yanımdan uyaklaştırdım. Kadın ben sana
ne yaptım ki der gibi aval aval yüzüme bakıyordu.
- Secdeye
varırken el yada kafanızla kadınların ayaklarına
dokunmaya bazen engel olamıyorsunuz. Bu bir zina değil
mi?
- Bazı
kadınlar tesettüre tam riayet etmedikleri için
ayaklarını çıplak bırakıyorlar. Bir namaz boyu onları
seyre mecbur kalıyorsunuz. Bu bir zina değil mi?
- Namazın her
safhasında ister istemez vücudunuzun bir çok organıyla
kadına dokunmak zorunda kalıyorsunuz. Bu bir zina değil
mi?
- Rükua
varırken önünüzdeki kadının en ince hatları ile beliren
vücuduna defalarca ve dakikalarca bakmak zorunda
kalıyorsunuz. Bu bir zina değil mi?
- Secdeye
varmış olan kadının iç elbiseleri ve mahrem yerleri en
ince noktalarına kadar gözlerinizin önüne seriliyor. Bu
bir zina değil mi?
Benimle
beraber hacda olan eşim, böyle bir olaya şahid olduğunu
ve o kadının yerine kendisinin utandığını yüzü kızararak
anlattı.
- Secdeden
doğrulurken kafanızla kadının arkasının birbirine
değmesine bazen engel olamıyorsunuz. Bu bir zina değil
mi?
- Yine
secdeden doğrulurken kadının entarisi kafanıza takılmak
suretiyle her yanı açılmış ve kendinizi onun mahrem
yerlerini seyreder buluyorsunuz. Bu bir zina değil mi?
B) TAVAFDA
YAPILAN HATALAR
1. Kadınların
erkeklerle karışık olarak tavaf etmeleri.
İbnu Cüreyc
anlatıyor: Atâ, bana İbnu Hişamın kadınları
erkeklerle karışık olarak tavaftan yasakladığı zaman
dedi ki: O bunu nasıl yasaklar, Rasulullah (s.a.v.)in
zevceleri bile erkeklerle birlikte haccettiler! Ben
Atâya sordum:
Onların
hacları örtünme emrinden önce miydi, sonra mıydı?
(Evet
kasem olsun) buna, ben örtünme emrinden sonra şâhid
oldum! diye cevap verdi. Ben tekrar sordum:
Pekala
erkeklere nasıl karışırlardı? Şu cevabı verdi.
Erkeklere
karışmazlardı, Hz. Aişe
(radıyallahu
anhâ)
erkeklerden ayrı olarak tavaf ederdi, onlara
karışmazdı.
Hatta bir
kadın kendisine: Ey müminlerin annesi yürü
(Hacerul-Esvede elimizle değerek) istilâm edelim!
demişti de Hz. Aişe ona:
Sen
dilediğin şekilde git deyip kendisi gitmekten imtina
etmişti.
Onlar geceleyin kim oldukları bilinmez halde
çıkarlardı,
(erkeklerle
beraber tavaf yaparlardı).
[Beytullaha
girmek istedikleri zaman da, erkeklerin tamamen
çıkarılmış olmalarına kadar durup beklerler, sonra
girerlerdi.](5)
Günümüzde
maddî imkanların ve ulaşım vasıtalarının artmasıyla
milyonu taşan hacı kafilesinin, tavaf esnasında
nefesleri keser derecede meydana getirdiği izdiham ve
sıkışıklık, her hacıya, kadın ve erkeklerin ayrı ayrı
tavaf yapmalarını ve hatta şeytan taşlamalarını
sağlayacak bir formül bulunamaz mı? sorusunu
sordurmaktadır. Daha ashab devrinde duyulan bu ihtiyaç,
gittikçe bir zaruret halini almaktadır. Meselenin
üzerine ciddiyetle gidildiği takdirde bir çözüm
bulunabileceği ümidindeyiz.
Hadis,
kadınların tavafta kendilerini belli etmeyecek bir
kıyafete bürünmelerinin, geceleri tavafı tercih
etmelerinin, erkeklerden ayrı ve onların arkasından
tavaf yapmalarının efdal olacağını göstermektedir.(6)
2. Tavaf
ederken el, göz, vs. zinalarına sebebiyet verilmesi.
Kabede namaz
kılarken işlenen zinaların hemen hemen tamamı tavafda da
vukû bulmaktadır. Kadınların dokunulmadık yerleri
kalmamaktadır. İzdiham anlarında erkek ve kadınların
vücutları o kadar uygunsuz bir biçimde birbirlerine
yapışıyor ki, bunun izahını yapmak asla kolay değildir.
Açıkçası, Kabede zina suçu işlenmektedir.
3. Tavafda
insanları itmek, sıkıştırmak, yol açmak için dirsekleri
ile iterek acı vermek. Bu gibi uygunsuz hareketler
neticesinde meydana gelen büyük izdihamlar, bazen
hacıların elbiselerinin düşmelerine yırtılmalarına ve
avret mahallerinin açılmasına sebep olurken, bazen de
düşmelere ve ezilme tehlikesine sebep olmaktadır.
4. Tavafa
Hacerul Esvedin hizasından başlamamak.
5. Haceru
Esved ve Ruknul Yemaninin yanında birbirlerini iterek
izdihama yol açmak.
6. Tavafın
sahih olması için Hacerul Esvedi öpmenin şart olduğu
inancı.
7. Ruknul
Yemaniyi öpmek.
8. Kabenin
duvarlarını, örtüsünü, Makam-ı İbrahimi, Hicri,
Mescidin direklerini öpmek. Bunlar ve bu gibi hatalar
şirktir. Allaha ortak koşma, yani Allahdan başka
ilâhlar edinme işini Kabede gerçekleştirme şüphesini
doğuruyor.
9.
Şavtların hepsinde reml yapmak. Sünnet olan ise sadece
erkeklerin ilk üç şavtta reml yapmasıdır.
10. Her şavt
için belirli bir dua tahsis etmek. Kişi istediği duayı
okuyabilir.
11. Tavafta
Hicrden geçmek. Bu tavafı bozar. Çünkü Hicr
Kabedendir.
12. Kabeyi
sol tarafına almaya dikkat etmemek. Kadınlarını tutarak
arkadaşlarıyla beraber onların etrafını çeviren ve
Kabeyi sağına, önüne veya arkasına almak zorunda kalan
kişi gibi. Böyle yapanın tavafı sahih olmayabilir.
Kabenin tavaf yapanın solunda olması, tavafın sahih
olması için gerekli şartlardandır.
13. Kabenin
bütün köşelerini el ile selamlamak.
14. Dua
yaparken sesin yükseltilmesi. Bu huşuyu giderir. Beytin
heybetini azaltır ve tavaf edenleri rahatsız eder.
İbadetlerinde insanları rahatsız etmek yasaklanmış bir
olaydır.
15. İki rekat
tavaf namazının mutlaka Makam-ı İbrahimin yakınında
kılınmasının gerektiği zannı. Böyle zanneden kişiler,
orada namaza durmaları anında diğer insanları sıkıştırır
ve izdihama sebep olurlar. Meydana gelen büyük
sıkıntıdan dolayı bu kişiler sevap yerine günah
kazanırlar.
16. İki rekat
tavaf namazını uzatmak. Bu sünnete muhaliftir.
Rasulullah (s.a.v.) bu namazı kısa tutardı. Namazı
uzatan kişi, bu davranışı ile tavaf edenlere eziyet eder
ve o mekanda namaz kılmaya hakkı olanları bundan
alıkoyar.
17. Makam-ı
İbrahim için dua tahsisi. Bu bidat dua cemaatle
yapılınca daha da ziyadeleşir.
5) SAYDA
YAPILAN HATALAR
1. Safâ ve
Merve arasını aynı yürüyüşle yürüyerek iki işaret
arasında koşmayı (hervele) terk etmek. Hervele sadece
erkekler içindir. Kadınlar ise başından sonuna kadar
normal bir şekilde yürürler.
2. Bunun
aksine sayın tamamını koşarak tamamlamak. Bu da bir
takım yanlışlıklara sebep olur. Birincisi sünnete
muhalefet, ikincisi ise böyle yapanın kendisini yorması,
üçüncüsü de başkalarını sıkıştırarak meşakkat
vermesidir. Ayrıca insanlardan bazıları bunu, ibadeti
çabuk bitirebilmek için yaparlar. Bu öncekinden daha
kötüdür, ibadetten sıkıntı duymayı gerektirir ve büyük
bir hatadır. Asıl olan huşu, sevinç ve huzur içerisinde
ibadetin eda edilmesidir.
3. Her şavt
için belirli bir duanın tahsis edilmesi. Kişi istediği
her duayı okuyabilir.
4. Saya
Merveden başlamak.
5. Safadan
Safaya bir şavt kabul edip, on dört şavtla say yapmak.
6. Hac ve
umre ibadetlerinin dışında say yapmak. Bazı insanların,
say ile nafile ibadet yaptıklarına ve sayın tavaf gibi
olduğuna inanmaları.
7. Safa ve
Merve tepelerini dua etmek veya oturmak suretiyle işgal
ederek say yapanlara engel teşkil ermek. İzdihama sebep
olmak.
8.
İnsanları sıkıştırma, yol açmak için itmek, gibi nahoş
davranışlarla insanlara sıkıntı, acı vermek, düşmelerine
hatta ezilme tehlikesi geçirmelerine sebep olmak.
Bu nahoş
durum ile say yaparken sık sık karşılaşmaktayız. Daha
vahimi, Müslümanları hac ibadetinin hazzından uzak tutma
gibi suç islenmektedir bu çirkin hareketlerle.
6) SAÇI
TRAŞ ETMEDE YAPILAN HATALAR
1. Başın
(saçın) bir kısmını kazıtmak
2. Başın
bir yönünden saçın birazcık kısaltılması. Bu ...
başlarınızı tıraş etmiş ve kısaltmış olarak ...(7)
ayetine muhaliftir.
3. Umrede
(ihramdan çıkarken), elbisesini giydikten sonra saçı
kısaltmak veya kazıtmak.
7) TERVİYE
GÜNÜ (ZİLHİCCENİN SEKİZİNCİ GÜNÜ) YAPILAN HATALAR
1. İhrama
girerken iki rekat namaz kılmanın vacip olduğu ve yeni
bir ihram elbisesi ile ihrama girmek gerektiği inancı.
2. Sağ
omuzu açığa çıkarıp ridânın (ihramın üst kısmı) ucunu
sol omuzun üzerine koymak.
3. Umre
için ihrama girilen elbisesi ile (hac için) ihrama
girmenin doğru olmayacağı inancı.
4. Minaya
giderken telbiyeyi yüksek sesle söylemeyi terk etmek.
5. Minada
gecelemeyip doğruca Arafata gitmek.
6. Minada
namazları cem ederek kılmak.
7. Minada
(taksir yapmaksızın) namazları tam kılmak.
8)
ARAFATA GİDERKEN VE VAKFEDE YAPILAN HATALAR
1. Arafata
giderken telbiyeyi yüksek sesle söylemeyi terk etmek.
2. Güneşin
zevalinden sonra Arafatın dışında vakfe yapmak.
3. Vakfede
Kıbleye değil, dağa (Cebelur-Rahmeye) yönelmek.
4. Dağın
yanında durmak gerektiği zannı.
5.
Arafattaki ağaçların kesilmesinin caiz olmadığı zannı.
6. Dağın
(Cebelur-Rahme) özel bir kudsiyeti olduğu inancı.
7.
Zorluğuna rağmen, namazın Arafattaki Mescid de imam ile
birlikte kılınması gerektiği zannı.
8. Güneş
batmadan önce Arafattan ayrılmak.
9. Vaktin
faydasız şeylerle geçirilmesi. Fotoğraf çekmek, şarkı ve
müzik gibi haram şeyleri dinlemek, çirkin sözler
konuşmak, insanlara eziyet etmek ve benzeri haram olan
işlerle vakit geçirilirse günahı daha da artar.
9)
MÜZDELİFEYE GİDERKEN VE MÜZDELİFEDE YAPILAN HATALAR
1. Aşırı
hız.
2.
Müzdelifeye varmadan önce konaklamak.
3. Akşam ve
yatsı namazlarını Müzdelifeye varmadan önce yolda
kılmak.
4. Akşam ve
yatsı namazının Müzdelifeye ulaşamama gerekçesi ile
vaktinin dışında kılınması. Bazı hacıları taşıyan
arabalar geç kalıyorlar. Gece yarısından sonraya veya
fecre yakın bir vakte kadar Müzdelifeye ulaşamıyorlar.
Hacılar, Müzdelifeye varıncaya kadar namazlarını
geciktiriyorlar. Bu büyük bir hatadır.
5. Sabah
namazını vaktinden önce kılmak.
6.
Müzdelifeden gece ayrılmak ve orada gecelememek. Birçok
hacı kafilesinin vakfe zamanı bitmeden Müzdelifeyi terk
ederek Minaya geçtiklerine şahid oluyoruz.
7.
Müzdelifede geceyi dedikodularla veya haram işlerle
uyanık olarak geçirmek.
8.
Müzdelifede güneşin doğuşuna kadar kalmak.
9.
Cemreleri taşlamada kullanılacak taşların Müzdelifeden
toplanmasının vacip olduğuna inanmak.
10)
CEMRELERİN TAŞLANMASINDA YAPILAN HATALAR
1. Meydana
getirilen izdiham ve bunun neticesinde sıkıntı, acı,
yaralanma ve ölüme sebebiyet verilmesi. İbadetini yerine
getirip sevap kazanmış olmayı umarken, hacının Müslüman
katili olarak Allah Teâlânın huzuruna çıkacak olması ne
acı bir durum?
2. Taşların
yıkanması ya da koku sürülmesi.
3. Bu
cemrelerin şeytanlar olduğu zannı. Ve bu zan sonucu şu
yanlışlıklar hasıl olur:
a) Şüphesiz
ki bu zan hatadır. Biz; cemreleri Allahı zikretmek ve
Allah Azze ve Celleye kulluk görevini yerine getirmek
için taşlarız.
b)
Cemrelerin şeytan olduğunu düşünen insan cemrelere
hışım, öfke ve kuvvetle gelir. Onu insanlara eziyet
eder, öfkeli bir deve gibi öne atılır bir halde
bulursunuz. Bu da bir yığın tehlikeyi beraberinde
getirir.
c) İnsan bu
taşlama ile Allah Teâlâya kulluk ettiğini hatırlamaz.
Onu bu zanna binaen meşru ibadetin yerine meşru
olmayanını yaparken görürsünüz. Büyük taşları, odun ve
terlikleri, hatta eline ne geçirirse şeytan zannettiği
cemreye atar.
4. Taşların
mutlaka direğe isabet etmesi gerektiği zannı.
5. Gücü
yettiği halde taşlama için vekil tayin etmek.
6.
Müzdelifeden toplanan taşlar ile taşlanmaması halinde
taşlamanın caiz olmayacağı zannı.
7. Cemreler
arasındaki tertibi gözetmeksizin veya usulüne aykırı
olarak taşlama yapmak.
8. Remy
(taşlama) vaktinden önce taş atmak.
9.
Taşlamaları geceye bırakmak.
10.
Yedi
taştan az taşla taşlama yapmak.
11. Birinci
(küçük cemre) ve ikinci (orta cemre) cemrelerden sonra
dua için durmayı ve duayı terk etmek. Bu çok sık
yapılmaktadır. Yani Müslümanlar taşlamalardan sonra
duaları terk etmektedirler.
12. Gerek
taş adedinde, gerekse taşlama sayısında meşru olandan
fazla taşlama yapmak.
11)
MİNADA YAPILAN HATALAR
A) KURBAN
KONUSUNDA YAPILAN HATALAR
1. Kurbanın
kesilmemesi. Bazı hac organizatörleri hacılardan vekalet
aldıkları halde yalan söyleyerek hacıyı ihramdan
çıkarıyorlar ve kurbanı kesmiyorlar. Bu durumda hacı
ömür boyu ihram yasaklarını omuzlarında taşımak zorunda
kalıyor. Haccı Temettu ve Haccı Kırana niyet edenler,
kurbanlarını mutlaka Minada kesmek
mecburiyetindedirler.
2. Kurban
kesiminin vaktinin dışına tehir edilmesi. Bazı hac
organizatörleri hacılarının çokluğu ve kesim
elemanlarının azlığı nedeniyle bayramın altıncı, hatta
daha sonraki günlere kadar kurban kestikleri olmuştur.
Kurban,
bayramın birinci, ikinci ve üçüncü günü kesilir. İmam
Şafiîye göre bayramın dördüncü günü gurup vaktine kadar
da kurban kesilebilinir.
3. Bazı
hacıların kurbanlarını kendi beldelerinde veya başka
beldelerde kestirmeleri. Hacı kurbanını ancak ve ancak
Minada kesebilir.
B) DİĞER
KONULARDA APILAN HATALAR
1. Terviye
günü (Zilhiccenin sekizinci günü) Minada gecelemeyi
terk etmek.
2. Teşrik
günlerinde (Bayram günlerinde Minada gecelemeyi terk
etmek. Türk hacılarının tamamına yakın bir bölümü bunu
yapmaktadırlar.
3. Bayramın
ikinci günü öğleden önce Minayı terk etmek.
12)
TEMİZLİK KONUSUNDA YAPILAN HATALAR
1. Çöplerin
insanları rahatsız edecek şekilde sağa sola atılması.
2.
Mescidler de dahil, yerlere tükürülmesi ve sümkürülmesi.
3.
Harameynin temizliği için gereken altyapı eksikliği.
4. Mekke ve
Medinede bulunan banyo tuvaletlerde ellerin, ya da
kirlenen azaların temizlenmesinde kullanılacak sabun ya
da başka temizlik malzemelerinin bulunmaması. Mekkede
ihramlı olan kişilerin kullanması sakıncalarına karşı
temizlik malzemelerinin bulunmaması normaldir, ama
Medinede olması gerekir.
13. ÇEVRE
DÜZENLEMEDİNDE YAPILAN HATALAR
MEKKEDE
1. Mescid-i
Haramın çevresindeki çarpık yapılaşma. Bu çarpık
yapılaşma nedeniyle daha şimdiden Mescid-i Haram sanki
bir köşeye sıkıştırılmış ve beton yığınlarıyla boğulmuş
durumda.
2.
Sokaklarda insanların ellerindeki çöpleri atacakları çöp
kutularının yetersizliği.
MEDİNEDE
1. Mescid-i
Nebevinin çevresindeki çarpık yapılaşma. Mescidin
çevresinde yükselen dev oteller Mescidi boğduğu gibi,
gelecekte yer darlığına da sebep olacak biçimde inşaa
edilmişlerdir.
2. Mescid-i
Nebevinin çevresindeki tuvaletlerden araba parklarına
olan giriş kapılarının varlığı. Kadınların
tuvaletlerinden araba parklarına giriş kapıları var.
Namaz vakitlerinde kazara buralarda bulunan kadınlar
tehlike ile burun buruna kalıyorlar. Hatta kaçırılanlar,
kesici aletlerle yaralananlar vs. oluyor.
Kadınların
tuvaletlerinden araba parklarına açılan kapılar iptal
edilmelidir.
SAYDIĞIMIZ
HATALARIN NETİCELERİ
1.
Yaptıkları hataların sonucu insanların yaralanmalarına,
vücut azalarının sakatlanmasına veya vücut azalarının
kopmalarına, ölüme sebebiyet verenler kısas veya diyet
cezasını üzerlerinde taşırlar.
2.
İnsanlara acı, sıkıntı, ızdırap gibi zararlarla, maddi
zararlara yol açanlar fiillerine uygun cezaların yükünü
omuzlarında taşırlar.
3. Haccın
farzlarını terk etme hatasına düşenlerin, gelecek sene
haccı tekrar etmeleri gerekir.
4. Haccın
vaciplerini terk etme hatasına düşenlerin, ceza kurbanı
kesmeleri gerekir. Haccı Kıranın cezası iki kattır.
5. Haccın
sünnetlerini terk etme hatasına düşenlerin, sadaka
vermeleri gerekir.
6.
Sorumsuzluk örneği gösterenler ve uygunsuz davranışlar
sergileyenler, yaptıkları hatalar nedeniyle günahkar
olacaklarını ve günahlarının karşılığı olan cezaları da
Allah Teâlânın bir gün onlara ödeteceğini unutmamaları
gerekir.
Biraz dikkat,
biraz gayret ve biraz da okuyup öğrenme ile tam, huzurlu
ve tertemiz bir hac ibadeti yapılamaz mı? Elbette ki
yapılır. İbadet yapmak için gidilen o mübarek
topraklardan günah kazanarak dönmenin faydasından
bahsedilebilinir mi? Tabii ki, hayır! Fakat cehalet,
vurdum duymazlık ve boş vermişlik bizi günahkar olarak
geri gönderiyor.
HATALARIN
GİDERİLMESİ
Saydığımız
hatalarla, sayamadığımız diğer hataların
düzeltilemeyecek bir yanı yoktur. Yeter ki, herkes
sorumluluk ve vazife alanlarını bilsinler. Bismillah
diyerek kolları sıvadıktan sonra Allahın izniyle- bütün
problemler çözülür.
Kim
fedakarlık yapacak, kim vazifesine ve Allah Teâlâya
sadık kalacak, kim de şuurlu bir davranış biçimi
sergileyecek?
Bu işin
devlet boyutu, organizatör boyutu ve hacı adayı boyutu
var. Herkes kendi üzerine düşeni yerine getirdiği
takdirde artık problem kalmaz. Yeter ki samimiyet, sebat
ve dikkat gösterilsin. Zaten bunlar olmazsa, yapılan iş
de sağlam olmaktan çok uzak olur.
Hacda yapılan
hatalar üçgenin üç köşesini oluşturan üç unsur vardır.
Devlet, Organizatör ve hacı adayı demek istiyoruz.
I. SUUDİ
YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU VE YAPMALARI GEREKENLER
A)
Altyapı Ve Çevre Hizmetleri
1. Mescid-i
Haramın etrafındaki yapılaşmaya son verip, arsa ve
binaları kamulaştırarak namaz kılacak alanları
genişletebilirler. Vakit namazlarında cemaat Mekke
sokaklarına kadar taşmaktadır.
2. Mescid-i
Haramın birinci katını kadınlara ayırmak suretiyle
namaz, tavaf ve say alanları birbirinden ayrılmış olur.
Ayrıca Mescidin dışında namaza geç kalan kadınların
namaz kılabilecekleri bölümler oluşturabilirler. Böylece
erkeklerin kadınlara, kadınların da erkeklere eziyet
etmelerine son verilmiş olunur.
Medinede bu
konu başarı ile yürütülmektedir. Mekkede niçin olmasın?
3.
Cemrelere giriş ve çıkışları yeniden düzenleyerek,
barikat ve sütunlar koyarak, bu alana giriş ve çıkışları
ayırarak tehlikeleri ortadan kaldıracak tedbirleri
alabilirler.
4.
Harameynin çevre temizliği için altyapıyı daha uygun
hale getirebilirler. Bunun içerisinde çeşitli yerlere
çöp kutuları yerleştirme de var.
5. Mescid-i
Haram ile Arafat arasına raylı sistemin kurulması. Bu
sistem Mescid-i Haramdan başlayıp, Mina, Müzdelife
üzerinden Arafata ulaşması ve çift yol olması.
6. Yine
Mekke raylı sistem ağı örülmesi. Bu şekilde eksoz gazı
koklamaktan ve pis havadan Mekke kurtulmuş olur.
Bunları
yapmakla:
a)
Harameynin temiz olması sağlanacak.
b) Halkın
sağlığı korunmuş olacaktır. Çünkü pislikten mikrop ve
neticede de hastalıklar meydana gelir.
B)
Bilgilendirme Çalışmaları
1. Çeşitli
broşür, ilan ve panolarla hacıların, Mekke ve
Medinelilerin uymaları gereken bütün kurallar
açıklanabilir.
2.
Organizatörler ve kafile başkanları hac öncesinde
çeşitli konferans, seminer ve broşürlerle
bilgilendirilebilirler.
C) Cezâi
Müeyyideler
1. Hac için
değil de dilencilik, ticaret ve hatta hırsızlık için
gelenler var.
a) İhtiyaç
sahibi olanlar, hac fonundan yapılacak yardımlarla
dilenmekten kurtarılırlar. Hacıları mescidlerde ve açık
alanlarda rahatsız etmeleri, izdihama sebep olmaları
önlenmiş olur.
b) Hac
vazifesinin dışında bir gaye ile Harameyne gelenler,
sıkı takip ve gereken müeyyideler uygulanmak suretiyle
süflî emellerinden caydırılabilirler.
2. Çevreyi
çöp atarak, tükürerek yada sümkürerek kirletenlere para
cezası, daha sonraki senelerde Harameyne girme yasağı
gibi müeyyidelerle caydırıcı önlemler alabilirler.
3. Bütün
fıkhî, ahlakî sosyal ve temizlik kuralları hac kervanı
düzenleyicileri aracılığı ile hacılara iletilmesi
sağlanabilir. Bunu yapmayan hac organizatörlerine para
veya vize cezaları getirmek suretiyle problemleri
çözebilirler.
II.
HACILARIN SORUMLULUĞU VE YAPMALARI GEREKENLER
A) Fıkhî
Konularda Duyarlılık
1. Hac ile
ilgili fıkıh konularını okumayı bilenler kendileri,
okumayı bilmeyenler de okuma ve yazma bilenlerden
faydalanmak suretiyle öğrenmeye çalışmalıdırlar.
2. Hacı
adayları hac ibadetini yapmak ve mükafat kazanmak için
geldiklerini asla unutmamalıdırlar. Bu yüzden
başkalarını rahatsız edecek, üzecek, zarara uğratacak,
acıya boğacak tavır, hareket ve eylemden uzak
durmalıdırlar.
3. Haccı
farz, vacip, sünnet ve müstehabları ile eksiksiz olarak
ifa etmeye çalışmalıdırlar.
4. Mekkede
işlenen bir günaha karşılık, huzur-u İlahide elli kat
cezaya maruz kalacaklarını unutmamaları gerekir
hacıların.
B) Çevre Ve
Sağlık Bilinci
1. Hacı
etrafını kirletmesi halinde imanından büyük bir sayfayı
söküp attığını bilmelidir. Çünkü temizlik imandandır.
2. Bu
hareketi ile hacı, hem kendisinin ve düğer insanların
sağlıkları ile kumar oynadığını, hem de başkalarına
zarar verdiğini aklından çıkarmamalıdır.
3. Bu
hareketi ile hacı, insanlara eziyet ve zahmet ettiğini,
zarar verdiğini aklından çıkarmamalıdır. Allahın
gazabını kendi üzerine davet ettiğini bilmelidir.
III.
ORGANİZATÖRLERİN SORUMLULUĞU VE YAPMALARI GEREKENLER
1. Hacda
yapılan fıkhî hataların büyük bir çoğunluğu
organizatörlerden kaynaklanmaktadır. Yani kafile
başkanları hacı adayının nerede nasıl davranması, nerede
neyi yapması veya yapmaması gerektiğini yeterince
anlatamamaktadırlar. Gerekli bilgileri hacılara
aktarmalıdırlar.
2. Yine
organizatörler, hac ibadetinin mükafatına nail olabilmek
için gayret sarfetmeleri gerektiğini anlatmaları ve
hacıları Allahın gazabı ile korkutmalıdırlar.
3.
Vekaletlerini aldıkları hacıların vekalet ettikleri
ibadetleri eksiksiz yerine getirmelidirler. Mesela
kurban kesimini yerine getirmek gibi. Kurbanı
kesmeyerek, yalan söylemek suretiyle hacıları ihramdan
çıkarsalar bile ihramın yasakları ömür boyu devam eder,
hem de cezaları ile birlikte.
4. Türk
hacıları, bazı ibadetleri terk etmeye organizatörler ve
kafile başkanları tarafından mecbur bırakılmaktadırlar.
Sünnet olması hasebiyle Terviye günü Minada geceleme
terk edilmektedir. Terviye günü Minada gecelemek bütün
mezheplere göre sünnettir. Terki halinde sadaka cezası
gerekir.
Teşrik
günlerinde Minada geceleme de terk edilmektedir. Teşrik
günlerinde Minada geceleme Hanefîlere göre sünnettir.
Terki halinde sadaka cezasını gerektirir. Şafiî, Hanbelî
ve Malikîlere göre ise vaciptir. Terki halinde kurban
cezasını gerektirir.
5.
Organizatörler ve kafile başkanları hacıların
ibadetlerini eksik yapmalarına sebep olmaları halinde
hem hacıların hem de kendilerinin günah kazanacaklarını
asla unutmamalıdırlar.
6.
Organizatörler hac meşakkattir ifadesini devamlı
olarak kullanıyorlar. Organizatörlerden, Suud
idaresinden ve hacı adaylarının kendilerinden
kaynaklanan hataların Allah Teâlânın verdiği
meşakkatler olarak nitelenmesi halinde kulları Allaha
isyana teşvik ve hacdan soğutma anlamını kazanırsa, bu
büyük hata ve zulüm olur.
Hacılara Bir
İhtar
Bütün hacı
adaylarına bir ihtarda bulunmak istiyorum. Bu ihtar,
işini doğru düzgün yapanlar hariç, bir takım insanları
kızdıracak ama, ben sorumluluğu ve neticede meydana
gelebilecek günahı üzerimden defedebilmek için yapmak
istiyorum. Ve diyorum ki:
Hacı adayı
kardeşlerim! Hacda kurbanını kendin kesemiyor, vekil
tayin ettiğin kişilerin de kurbanını kesip
kesmediklerini özü ve sözü doğru Müslümanlarla
şahidlendiremiyorsanız, HACCI İFRATA niyet ediniz.
Çünkü ifrat haccında kurban kesme mecburiyeti yoktur.
Aksi takdirde haccın yasaklarını ömür boyu üzerinizde
taşıma mecburiyetinde kalabilirsiniz. Bu da bir ibadeti
yerine getirelim derken, daha büyük günahlara sebebiyet
verme olur ki, sorumluluktan kurtulamazsınız.
Benden
söylemesi!..
SON SÖZ
Bu hataları
ne Müslümanları haccetmekten alıkoymak için, ne de hac
yapanları rencide etmek için yazdım. Gayem, insanların
ibadetlerinde meydana gelen yada gelebilecek
eksiklikleri ortaya koyabilmekti.
Bizler, neden
Allah Resûlünün ve sahabenin yaptığı gibi hac
yapmayalım? Neden dikkat ettikleri hususlara dikkat
etmeyelim? Neden Allah Teâlâ ve Resûlullahın çizdiği
sınırların dışına çıkalım?
Hacda
hatalardan dolayı bazı Müslümanlar anne, eş, bacı ve
kızlarını hacca götürmüyorlar. Sorumlusu yine biz değil
miyiz?
Onlar da
meydana gelen hatalardan dolayı hac gibi bir ibadeti
terk ederken, diğer tarafta Avrupanın birkaç milyonluk
şehirlerinde kurulan pazar, çarşı gibi yerlerde ve toplu
taşıma araçlarında kadınlarının gayrimüslim erkeklere
sürtünerek dolaşmalarına ses çıkarmıyorlar. Bu da
onların yağmurdan kaçarken doluya tutulduklarını
gösteriyor.
Oradaki hata
ve eksiklikleri bahane ederek haccı terk etmek çözüm
değil. Bu olsa olsa pireye kızıp yorganı yakmak olur ki,
bu da Allah Teâlâya isyandır. Ana, bacı, eş ve
kızlarımıza bahaneler ileri sürerek hac ibadetinden
men-etmek büyük sorumluluk ve cezayı beraberinde
getirir. Esas mesele hataları düzeltmek, eksiklikleri
tamamlamaktır. Yanlışı düzeltme, eksiği tamamlama,
vazifeni yapma... Sonra da kalk ve ben şu şu meseleden
dolayı anama, hanımıma, bacıma ve kızıma hacca
yasakladım de. Bu kurtuluş değil!.. Hükmü yalınız Allah
Teâlâ koyar ve yine Allah Teâlâ kaldırır. Sen bu hakka
sahip değilsin ey insanoğlu!..
Ben, bunca
gördüğüm, yaşadığım ve hissettiğim hata ve sıkıntılara
rağmen değil her yıl, her ay hac yapılıyor deseler, gene
giderim.
Bazı
dostlarım: Şimdiye kadar bu konu üzerinde duran,
bunların yanlışlığını ileri süren olmamış. Tek akıllı
sen misin? diyerek hayretlerini bildiriyorlar.
Bu hatalar
daha önceleri dile getirildi. Konuşanlar ve yazanlar
oldu. Kabede yapılanlar hariç, hac farizasını yerine
getirirken yapılan diğer hatalarla ilgili kitap bile
var. Bir diğer nokta da devamlı dile getirilen konuları
açıklamak ve yazmak kolaydır. Esas konu konuşulamayan,
yazılamayan ve yanına bile yaklaşılamayan konuları ele
almak ve konuşabilmektir. Tebliğcinin birinci vazifesi
budur. Aksi takdirde mücadele ve tebliğin kıymeti nasıl
belli olur?
Zaman, zemin
ve şartlara göre dinin emir ve yasaklarını konuşmak,
ideolojik yapıya göre tavır almak olsa olsa sahtekarlık,
riyakarlık ve küfür olur. Bilenlerin bildiklerini
saklaması ve dini olduğundan başka göstermeleri
kendilerini ilâh ilan etmekten başka bir şey değildir.
Çünkü hakkı saklamak ve onu bir başka biçime sokarak
halka sunmak, kişinin kendi hükmünü dayatmasıdır ki,
bunu sahte ilahlık ilanından başka bir terimle
açıklayamazsınız.
Biz,
konuşulamayanları ve konuşulmamışları dile getirmek
mecburiyetindeyiz. Bu bizim vazifemizdir. Allah
Teâlânın omuzlarımıza yüklediği bir vazife...
Eğer bu büyük
davaya talip olmuşsak, zahmet ve sonuçlarına katlanmak
da dizim aslî vazifelerimiz arasındadır. Talip oldum,
ama istediğim zaman vazifeden kaçabilirim diyemeyiz.
Hac ile
ilgili konuları da bu katagoride ele alabiliriz.
Bütün
Müslümanlara eksiksiz, hatasız ve mebrur ibadetler
dileği ile...
KAYNAKLAR
1 Dr. Yahya
b. İbrahim El-Yahya, Hacc Ve Umre Yapanlara Risaleler,
Riyad 1999, s. 12-22.
2 Ebu Davud,
Ebu Esyed El-Ensariden; Tirmizi ve İbni Mace, Fatıma
(r.a.)den rivayet etti.
3) Ömer
Nasuhi Bilmen,Büyük İslam İlmihali, s. 151.
4) Ömer
Nasuhi Bilmen,Büyük İslam İlmihali, s. 152.
5) Kütüb-i
Sitte, Terc. Prof. Dr. İbrahim Canan, C. 5, s. 494-495,
Hadis. 1385; Buhari, Hac. 64.
6) Kütüb-i
Sitte, Terc. Prof. Dr. İbrahim Canan, C. 5, s. 496.
(Bilgi için bakınız.)
7) Fetih
Suresi, Ayet 27 |